<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>para &#8211; Haber Sitesi</title>
	<atom:link href="https://akhisarhaber.xyz/category/para/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://akhisarhaber.xyz</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 09:24:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2025/10/cropped-ChatGPT-Image-4-Eki-2025-17_16_44-32x32.png</url>
	<title>para &#8211; Haber Sitesi</title>
	<link>https://akhisarhaber.xyz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İstifa edip girişimci oldu, yapamayıp geri döndü! ‘Başarı hikayelerinden biri olacağımı sandım’</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/istifa-edip-girisimci-oldu-yapamayip-geri-dondu-basari-hikayelerinden-biri-olacagimi-sandim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:24:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[para]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/istifa-edip-girisimci-oldu-yapamayip-geri-dondu-basari-hikayelerinden-biri-olacagimi-sandim/</guid>

					<description><![CDATA[Ankara'da yaşayan reklamcı ve içerik üreticisi Berfu Deniz'in hikâyesi, son yıllarda sosyal medyada sıkça karşılaşılan “kurumsal hayatı bırakıp özgürlüğe koşan” başarı öykülerinden oldukça farklı. Çünkü onun hikâyesi, parlak girişimcilik masallarının ardındaki görünmeyen gerçekleri, başarısızlığı ve yeniden başlamanın cesaretini anlatıyor. E-ticaretten gönüllü çalışmaya, garsonluktan yeniden ofis yaşamına uzanan yolculuğunda başarısızlığın da hayatın doğal bir parçası olduğunu söyleyen Berfu ile bu süreçte yaşadıklarını konuştuk.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/6a2d3a1c313bb01453481fb9.jpg" /></p>
<p><strong>Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr &#8211;</strong> Anadolu Üniversitesi Basın Yayın Bölümü mezunu olan, ardından Hacettepe Üniversitesi Kültürel Çalışmalar ve Medya Programı&#8217;nda yüksek lisans yapan <strong>Berfu Deniz</strong>, akademik eğitiminden sonra kurumsal iletişim, dijital medya ve reklamcılık alanlarında çalışmaya başladı. Ancak zamanla beyaz yakalı hayatın dışarıdan görünen cazibesi ile içeride yaşanan gerçekler arasındaki uçurumu fark etti. Kurumsal hayatı bırakıp girişimciliği deneyen Berfu Deniz, e-ticaretten gönüllü çalışmaya, garsonluktan yeniden ofis yaşamına uzanan yolculuğunda başarısızlığın da hayatın doğal bir parçası olduğunu söylüyor. Sosyal medyanın parlatılmış başarı hikâyelerine karşı gerçek deneyimlerini paylaşan Deniz, <em><strong>‘Cesaret korkunun yokluğu değil, onunla birlikte yürüyebilmektir’</strong> </em>diyor.</p>
<p>Sektöre ilk girdiğinde büyük bir hevesinin olduğunu dile getiren Berfu,<em> “Bir yerden sonra emeğimin karşılığını alacağımı, fikirlerimin değer göreceğini, kurumsal yapıların görece profesyonel ve adil olduğunu düşünüyordum. Güvencesizlik, uzun çalışma saatleri ve mobbing gibi durumlar bir süre sonra insanın özsaygısını zedeliyor. Sürekli bir yetersizlik hissi kronik bir kaygı hali yaratıyor. Mesela o dönem kazandığım maaşın bir kısmını, psikolog seanslarına ayırıyordum. Bir gün kafama dank etti, kazandığım parayı sırf o işe gitmeye devam edebilmek, o motivasyonu tekrar bulabilmek için psikologlara harcıyordum. Kendi kuyruğunu yiyen bir yılan gibi, tamamen kendi kendini tüketen bir döngünün içinde sıkışıp kaldığımı fark ettim”</em> şeklinde konuştu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2d34be313bb01453481f7f.jpg" /></img></div>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>Haberlerimizi Google’da Takip Edin</div>
<p><span>En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.</span></div>
<div><span>Google’da tercih edilen<br />kaynak olarak ekleyin</span></div>
</div>
</div>
<p><strong>&#8216;PLAZA DÜNYASININ &#8216;HAVALI&#8217; İNSANI OLMAK İŞİN SADECE AMBALAJI&#8217;</strong></p>
<p><em><strong>‘Gündüzleri tam zamanlı işimi yürütmeye çalışıyor, geceleri e-ticaretle uğraşıyordum’</strong></em> diyen Berfu, <em>“Sosyal hayatım sıfırlanmıştı, uykusuzdum ve sürekli tetikteydim. Dışarıdan bakıldığında ‘başarılı ve çok çalışan’ biriydim ama içeride bir şeyler sürekli eksiliyordu. O dönem zihnen ve bedenen sinyal verdiğim, durmazsam kırılacağımı anladığım bir kırılma noktasıydı. Beyaz yakalı olmak dışarıdan çok prestijli, çok havalı bir şeymiş gibi sunuluyor ama içine girdiğinizde görüyorsunuz ki bu aslında insanı sürekli o tüketim döngüsünün içinde tutan bir illüzyon”</em> dedi ve ekledi:</p>
<section>
<div>
<p>“O plaza dünyasının &#8216;havalı&#8217; insanı olmak işin sadece ambalajı. Sabahtan akşama kadar bitmek bilmeyen toplantılar, günün sonunda hiçbir yere varmayan kurumsal terimlerle dolu uzun konuşmalar, o sürekli bir şeyleri koordine ediyor gibi görünme hali. Aslında hepsi o ambalajın birer parçası. Günün sonunda, o şık kıyafetlerin ve havalı unvanların ardında, sadece sistemi döndürmek için sürekli koşturan ve yorulan insanlar var. Ben o dünyanın içindeyken, sadece işe gitmek için yaşayan, o suni rutinin içinde kaybolan biri olmak istemediğimi anladım.”</p>
</div>
</section>
<p><em><strong>&#8216;Bir dönem bir e-ticaret şirketinde çalışıyordum ve e-ticaretle ilgili içerikler üretiyordum&#8217;</strong></em> diyen Berfu, <em>&#8220;Dolayısıyla bu alandaki potansiyeli bizzat içeriden hissettim; gözümün önünde gerçekten para kazanan birçok canlı örnek vardı. Bunun yanı sıra, kurumsal maaşımın tek başına yaşayan bağımsız bir kadın olarak bana yetmemesi de en büyük etkenlerden biriydi kurumsal hayatı bırakmamdaki. Tabii bir de içimdeki &#8216;kendi yolumu çizme, kendime yeni bir alan açma&#8217; arzusu eklenince harekete geçtim. Bilgisayar başında saatler, geceler harcayarak Amerika’ya tabela ve yılbaşı süsleri sattım”</em> şeklinde konuştu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2d34c0313bb01453481f82.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>‘PARA PARAYI ÇEKİYOR, PARA PARAYLA BÜYÜYOR’</strong></p>
<p>İlk başta muazzam bir özgürlük ve <em><strong>&#8216;başarıyorum galiba&#8217;</strong> </em>hissi olduğunu dile getiren Berfu,<em> “Sürekli satış geldiğini görünce, kurumsal hayatın bana dayattığı sınırlardan tamamen kurtulabileceğime inandım. Büyük bir umut oldu diyebilirim. <strong>E-ticaret ilerlerken, maddi olarak daha cazip başka bir iş teklifi aldım. Bu rahatlamanın bana e-ticaret için daha büyük bir hareket alanı açacağını düşünmüştüm ama öyle olmadı; yeni yerimde de o tanıdık yetersizlik hissiyle boğuşurken buldum kendimi. Üstelik iki işi aynı anda yürütmek artık fiziksel ve zihinsel olarak imkansızdı.</strong> Kendimi bildim bileli okulda, iş hayatında hep bir koşturmacanın içindeydim. E-ticaretteki deneyimim potansiyelimi gösterip cesaret verince, &#8216;Zamanımı yalnızca kendime ayırırsam neler yapabilirim?&#8217; diye görmek istedim ve istifa ettim”</em> ifadelerine yer verdi ve ekledi:</p>
<section>
<div>
<p>“Para parayı çekiyor, para parayla büyüyor. Eskiden sıfır noktasından başlayıp bir yerlere gelmek daha kolaydı; belki imkan azdı ama fırsat çoktu. Bugün ise arkasında ciddi bir sermaye olmayan bir işin, o devasa ve acımasız rekabet ortamında tek başına ayakta kalması çok zor. Tabii ki sıfırdan gelip başaranlar hala var ama sayıları ne kadar? Sosyal medya bize o istisnai birkaç örneği genel kaideymiş gibi sunuyor ama gerçek hayatta sadece çok çalışmak ya da iyi bir fikre sahip olmak tek başına yetmiyor.”</p>
</div>
</section>
<p><strong>‘İSTİFA EDERSEM KİRAMI ÖDEYEMEM KORKUSU BİZİ O İŞLERDE TUTUYOR’</strong></p>
<p><em><strong>‘Gönüllü çalışmaya karar verip yurt dışına gittiğim dönemde ruh halim, tamamen tükenmiş, tabiri caizse &#8220;havlu atmış&#8221; bir haldeydim’</strong> </em>diyen Berfu,<em> “E-ticaret balonu yüksek rekabet ve maliyetler yüzünden patlamıştı, işe tekrar dönecek gücüm yoktu. Cebimde azıcık bir harçlıkla, sadece durmak, nefes almak ve görünmez olmak istedim. Paranın ve statünün bizi ne kadar yapay bir güven çemberinde tuttuğunu öğrendim. <strong>Cebimde para yokken, bir sahil kenarında sadece emeğimi vererek barınmayı ve doymayı deneyimlemek, modern dünyanın dayattığı &#8220;parasız kalırsan yok olursun&#8221; korkumu kırmamı sağladı. Hayatta kalma kaslarımın ne kadar güçlü olduğunu gördüm.</strong> O güne kadar kendimi hep o kurumsal unvanlarla, aldığım eğitimlerle tanımlamışım. Onlar altımdan çekildiğinde de Berfu olarak var olabildiğimi ve ayakta kalabildiğimi gördüm”</em> bilgisini paylaştı.</p>
<p><em><strong>‘Aç kalırım, kiramı ödeyemem’</strong></em> korkusuyla yüzleşmenin hayatını nasıl değiştirdiğini sorduğumuz Berfu, <strong><em>“O korku, modern insanın en büyük prangası. ‘İstifa edersem kiramı ödeyemem, mahvolurum’ korkusu bizi o toksik işlerde tutuyor. Gönüllü çalışırken ve sonrasında parasızlığı, yokluğu deneyimlerken o cam fanus kırıldı. Gördüm ki bir şekilde yaşanıyor, bir şekilde hayatta kalınabiliyor. Ama öyle ama böyle. Korkunun yerini garip bir teslimiyet aldı” </em></strong>şeklinde konuştu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2d34dc313bb01453481f85.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>‘BEN DE O BAŞARI HİKAYELERİNDEN BİRİ OLACAĞIM SANMIŞTIM’</strong></p>
<p><em><strong>‘Ankara’ya döndüğümde yine platform üzerinden dijital ürünler satmayı denedim ama acilen bir maddi akışa ihtiyacım vardı’</strong> </em>diyen Berfu,<em> “Bekleyecek lüksüm yoktu. Bir restoranda garson olarak işe başladım. Yüksek lisans mezunuyken, kariyer basamaklarını tırmanmayı hayal ederken kendimi masaları silerken, dükkana paspas atarken bulmak ilk başta çok tuhaf bir histi. Ama bu kesinlikle işi küçük görmekle ilgili değil. <strong>Zaten öğrencilik yıllarım harçlığımı çıkarmak için garsonluk yaparak geçmişti. Beyaz yakalı dünyadan çıkıp fiziksel emeğin, saatlerce ayakta kalmanın yorgunluğunu tekrar yaşamak, bu iş koluna olan saygımı kat kat artırdı. Gün sonunda ayaklarımın üstünde duracak takatim kalmıyordu belki ama geceleri yastığa kafamı koyduğum an huzurla uyuyabiliyordum.</strong> Şunu anladım: fiziksel yorgunluk birkaç saatlik dinlenmeyle geçiyor; ama iş hayatındaki o stres, baskı ve yetersizlik hissi psikolojik olarak çok daha yıkıcı”</em> bilgisini paylaştı.</p>
<p><em><strong>‘Instagram’da, YouTube’da sürekli karşımıza çıkan ‘Kurumsalı bıraktı, Bali’ye yerleşti’, ‘Her şeyi bıraktım, kendi işimi kurdum ve özgür oldum’ videoları ister istemez insanda bir özenme duygusu yaratıyor’</strong></em> diyen Berfu, <em>“O pembe filtreli başarı hikayeleri, arka plandaki sermayeyi, şansı ya da başarısızlık ihtimallerini gizliyor. Yalan söylemeyeyim, kurumsal hayatı bıraktığım dönemde benim de zihnimde böyle bir başarı hikâyesi beklentisi elbette vardı. E-ticarette potansiyel görünce ‘İşte ben de o sosyal medyadaki başaranlardan biriyim, kendi hikayemin kahramanıyım’ dedim. Sistem bizi buna o kadar güzel inandırıyor ki, başarısız olma ihtimalini zihninize getirmek bile istemiyorsunuz”</em> şeklide konuştu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2d3577313bb01453481f89.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>‘SOSYAL MEDYADA SADECE TATİLLER, KAHVE BARDAKLARI VE CİROLAR GÖSTERİLİYOR’</strong></p>
<p>Sosyal medyada anlatılan girişimcilik hikâyeleriyle gerçek hayat arasındaki en büyük farklardan birinin, gerçek hayatın görünmez maliyetleri ve acımasızlığı olduğunu dile getiren Berfu, <em>“Sosyal medyada sadece sonuçlar, tatiller, lüksler, kahve bardakları ve cirolar gösteriliyor. Kimse kaygılarla boğuştuğu geceleri, krizlerini, sabahlara kadar süren stresi ve en önemlisi ‘her şeyin ters gidebileceği’ gerçeğini anlatmıyor. <strong>Başarı hikâyelerini anlatırken başarısızlıklar, yeterince konuşulmuyor. Çünkü genel kanı, başarısızlığı, denemeyi yanılmayı rezil olmakla ya da zayıflıkla beraber kodluyor. Herkes kusursuz, her şeyi çözmüş ve hep kazanan tarafta görünmek istiyor.</strong> Oysa bizi büyüten şey başarılarımız değil, başarısızlık birçok başarıdan çok daha fazla şey öğretiyor insana. İnsanı kendisiyle tanıştırıyor. Bu yüzden de dönüştürücü bir etkisi var”</em> dedi ve ekledi:</p>
<section>
<div>
<p>“Bizim toplumumuzda özellikle ‘başaramamak’ bir yenilgi, bir toplumsal utanç kaynağı gibi algılanıyor. ‘Bak gördün mü, yapamadı, kürkçü dükkanına geri döndü’ denmesinden korkuluyor. İnsanlar kırılganlıklarını, sistem karşısındaki çaresizliklerini açık etmek istemiyorlar. Herkes birer ‘kazanan’ olmak zorunda hissediyor kendini. Kurumsal hayata yeniden geri dönmek benim için sla bir yenilgi değil, muazzam bir dersti. Başladığım noktaya döndüm belki ama aynı insan olarak dönmedim. Artık o eski suni korkuların yarattığı cam fanus kırılmıştı. Kurumsala bu kez ‘mecbur olduğum için köle gibi’ değil; sınırlarını çizmeyi bilen, hayatta her şeyin olabileceğini görmüş, daha olgun ve özgür bir kadın olarak döndüm.”</p>
</div>
</section>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2d3577313bb01453481f8b.jpg" /></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>‘İŞ BULMUŞSUN BEĞENMİYORSUN DİYEN DE OLDU ÇOK ŞIMARIKSIN DİYEN DE’</strong></p>
<p><em><strong>‘Bir hedef vardır ve ona ulaşamadıysanız başarısız bir girişim olmuştur’</strong></em> diyen Berfu,<em> “Ama bu, o girişimi değersiz kılar mı? Asla. Bence asıl problem, başarısızlığın değersizlikle eşdeğer görülmesi. Hayatın içinde başarı ne kadar varsa, başarısızlık da o kadar var. <strong>Ben sosyal medyada paylaştığım videoda &#8216;başaramadım&#8217; dediğimde onlarca insan bana, &#8216;Hayır başarmışsın, denemişsin, asıl başarı bu&#8217; diye mesaj attı. Ne demek istediklerini, vermeye çalıştıkları desteği çok iyi anlıyorum ve kesinlikle o süreçte ulaştığım şeyler benim için de çok kıymetli. Ama toplumda başarısızlığı ısrarla reddetme ya da ondan mutlaka olumlu bir şeyler çıkarma, onu hemen bir başarı hikayesine devşirme eğilimi var. Bence buna gerek yok; başarısızlık başarısızlıktır ve bu çok normaldir.</strong> Denersiniz; bazen olur, bazen olmaz. Başarısızlığı zorla başarıya döndürmeye çalışmaktansa, onu da hikayenin diğer ihtimali olarak görüp normalleştirmemiz gerekiyor. Ancak böyle bakarsak, başarısızlığı ‘ödümüzü koparan bir ihtimal’ olmaktan çıkarırız diye düşünüyorum”</em> dedi ve sözlerini şöyle sonlandırdı:</p>
<section>
<div>
<p>“Sosyal medyada o kadar farklı yorumlar aldım ki, ‘ Bana &#8216;Dokuz-altı iş bulmuşsun işte, bir de beğenmiyorsun, ne şımarıksın&#8217; diyen de oldu, gösterdiğim şeyi büyük bir cesaret olarak görüp takdir eden de. Yani günün sonunda herkes bu hikayeye kendi yaşanmışlıklarının filtresinden bakacak. Ben de açıkçası kendimi motivasyon konuşmaları yapacak bir konumda görmüyorum. Herkesin içinde yaşadığı şartları, sorumlulukları çok başka. Sosyal medya, oturduğu yerden kimsenin durumunu koşullarını bilmeden “şunu yapın, bunu yapın” diyen insanlarla dolu. İnsanlara üstten bakan konuşmalardan ve reçete sunmaktan özellikle imtina ediyorum açıkçası. Ben sadece kendi sürecime bakıp naçizane şunu söyleyebilirim. Yeni ve bilinmeyen bir durumun en doğal eşlikçisi: korku. Ama korku bir duygu, cesaret bir eylemdir. Kimse konforlu alanındaki hamlesi cesaret değildir. Yani birbiriyle en yakın arkadaş bunlar. Dolayısıyla bu hissi yok etmeye çalışmak ya da geçmesini beklemek yerine, onu da yanına alıp yola çıkabilmek, o bilinmezlikle yürümeyi kabullenebilmek gerekiyor.”</p>
</div>
</section>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;da yasa dışı bahis operasyonu: 86 gözaltı</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/ankarada-yasa-disi-bahis-operasyonu-86-gozalti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:37:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[para]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/ankarada-yasa-disi-bahis-operasyonu-86-gozalti/</guid>

					<description><![CDATA[yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 86 kişiden 44’ü tutuklandı. Şüphelilerin hesaplarında 5,3 milyar lira para hareketi tespit edildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/13/6a2cea9561aa2569.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Yasa dışı bahse yönelik operasyonlar devam ediyor.</p>
<p>Bu kapsamda Ankara&#8217;da başarılı bir operasyon daha gerçekleştirildi.</p>
<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro ekipleri tarafından yasa dışı bahis ve sanal kumar oynatan şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.</p>
<p><b>44 KİŞİ TUTUKLANDI</b></p>
<p>Yapılan baskınlarda 86 kişi gözaltına alındı.</p>
<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 44’ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/13/6a2ceabfd451a176__w863xh486.jpg?w=800" /></p>
<p><b>5,3 MİLYAR LİRA PARA HAREKETİ TESPİT EDİLDİ</b></p>
<p>2024&#8217;ten beri devam eden soruşturma kapsamında yapılan MASAK analizlerinde, örgütlü yapı içerisinde faaliyet gösterdiği değerlendirilen şüphelilere ait banka hesapları ve kripto varlık hesaplarında toplam 5,3 milyar lira para hareketi tespit edildi.</p>
<p><b>PARA TRANSFERİ</b></p>
<p>Yapılan incelemelerde, çok sayıda şüphelinin para transferlerini yasa dışı bahis ve sanal kumar sitelerine gerçekleştirdiği, şüphelilerin bu sitelerde kullanılmak üzere banka hesapları temin ettiği ve hesaplar üzerinden para transferlerini organize ettiği bildirildi.</p>
<p><b>414 BİN 621 AYRI HESAP ÜZERİNDEN PARA GİRİŞ ÇIKIŞI TESPİT EDİLDİ</b></p>
<p>Ayrıca yasa dışı bahis ve sanal kumar faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 414 bin 621 ayrı hesap üzerinden para giriş çıkışlarının bulunduğu tespit edildi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/13/6a2ceac23ad0e570__w864xh486.jpg?w=800" /><br /><span>Kaynak:</span> <span>Demirören Haber Ajansı (DHA)</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsun&#8217;da eski eşinin dedesini öldürüp 4 gün bodrumda saklayan</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/samsunda-eski-esinin-dedesini-oldurup-4-gun-bodrumda-saklayan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:07:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[para]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/samsunda-eski-esinin-dedesini-oldurup-4-gun-bodrumda-saklayan/</guid>

					<description><![CDATA[Canik ilçesinde eski eşinin dedesinin öldürülüp 4 gün boyunca bir evin bodrumunda saklayan tutuklu sanık, hakim karşısına çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan sanık, cinayeti neden işlediğini hatırlamadığını savundu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2baa6465261955.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Samsun&#8217;un Canik ilçesi Yavuzselim Mahallesi&#8217;nde 2025 yılı Mart ayında, Alzheimer hastası olduğu belirtilen 6 çocuk babası Sebahattin Coşar, yaşlılık maaşını çekmek için evinden ayrıldıktan sonra kayboldu.</p>
<p>Ailesinin kayıp başvurusu üzerine başlatılan soruşturmada, Coşar&#8217;ın öldürüldüğü ortaya çıktı. Yapılan çalışmalar sonucu, &#8216;uyuşturucu, kasten yaralama, tehdit ve mala zarar verme&#8217; suçlarından 14 suç kaydı bulunan Emir Yarar&#8217;ın yaşlı adamı iple boğup bıçaklayıp öldürdüğü belirlendi.</p>
<p><b>MÜEBBET HAPİS İSTEMİYLE DAVA AÇILDI</b></p>
<p>Coşar’ın cansız bedeni sanığın babasına ait evin bodrumunda bulunurken, olayın ardından tutuklanan Yarar hakkında &#8216;kasten öldürme&#8217; suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.</p>
<p>Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Emir Yarar, bulunduğu Erzincan Cezaevi’nden getirilerek katıldı.</p>
<p>Duruşmada maktulün kızı olan sanığın eski kayınvalidesi Aysun Karaca, müşteki olarak hazır bulundu.</p>
<p><b>&#8220;BIÇAĞI VURDUM, İPLİKLE BOĞDUM&#8221;</b></p>
<p>Eski eşi Mukaddes Karaca’nın dedesi olan Sebahattin Coşar&#8217;ı öldürdüğü öne sürülen sanık Emir Yarar savunmasında, olay sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduğunu ileri sürerek, şunları söyledi:</p>
<p><em><b>&#8220;Babamın çiğ köfte dükkanının altında depo gibi bir yer vardı. Ben oraya gitmiştim. Uyuşturucu kullanıyordum. Sebahattin Coşar olay yerine geldi.</b></em></p>
<p><em><b>Bir anda geldi. Yere yatırdım. Tam hatırlamıyorum. Bıçağı vurdum, iplikle boğdum. Bıçak üzerimdeydi. Nasıl ifade verdim bilmiyorum.</b></em></p>
<p><em><b>Olayın nasıl gerçekleştiğini hatırlamıyorum. Polisler gelip beni evden aldı. Olay yerini ben gösterdim.</b></em></p>
<p><b>&#8220;SEBAHATTİN COŞAR&#8217;I NEDEN ÖLDÜRDÜĞÜMÜ HATIRLAMIYORUM&#8221;</b></p>
<p><em><b>Bu işi para için yapmadım. Ölen şahısla herhangi bir problemim yoktu. Uzun yıllardır uyuşturucu kullanıyorum.</b></em></p>
<p><em><b>Psikolojik sorunlarım vardı. Sinir krizleri geçiriyor, çevreme zarar veriyordum. Ailemle de sıkıntılarım vardı.</b></em></p>
<p><em><b>Babamın evini yakmaya çalıştım. Sebahattin Coşar’ı neden öldürdüğümü hatırlamıyorum.</b></em></p>
<p><em><b>Kimse bana yardım etmedi, tek başımaydım. Uyuşturucu ve psikolojik sorunlar nedeniyle oldu. Öldürdüğümü de hatırlamıyorum.</b></em></p>
<p><em><b>Elinde çanta olup olmadığını bilmiyorum. Öldürme sebebim parasını almak değildi.&#8221;</b></em></p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2baa80a5dd9915__w1200xh1514.jpg?w=800" /></p>
<p><b>&#8220;İFADE VERİRKEN KENDİMDE DEĞİLDİM&#8221;</b></p>
<p>Mahkeme heyetinin, olay günü maktulün yaşlılık maaşını çektiği ve üzerinde parasının bulunamadığı yönündeki sorusu üzerine sanık,<em><b> &#8220;Bankadan para çektiğini bilmiyordum. Depo kısmına geldi ve olay yaşandı.&#8221;</b></em> diye konuştu.</p>
<p>Soruşturma aşamasında verdiği ilk ifadede boşandığı eşi Mukaddes Karaca&#8217;nın kendisini yönlendirdiği yönündeki beyanları da kabul etmeyen sanık, o ifadeyi kendisinde olmadığı bir sırada verdiğini ve kabul etmediğini söyledi.</p>
<p>Sanık avukatı ise müvekkilinin şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar kullandığını ve olay anında uyuşturucu madde etkisinde bulunduğunu savunarak, adli tıp incelemesi yapılmasını talep etti.</p>
<p>&#8220;Babamı maaşını çektikten sonra para sayarken görüp depoya götürerek öldürdüğünü düşünüyorum&#8221;</p>
<p><b>&#8220;BABAMI MAAŞINI SAYARKEN GÖRDÜĞÜ İÇİN ÖLDÜRDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜYORUM&#8221;</b></p>
<p>Duruşmada söz alan maktulün kızı ve sanığın eski kayınvalidesi olan Aysun Karaca ise sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek en ağır cezayı almasını istedi.</p>
<p>Karaca, şöyle konuştu:</p>
<p><em><b>&#8220;Annem 4 ay önce vefat etmişti. Babam benimle kalıyordu. Kızım Mukaddes de yanımdaydı. Kardeşim Antalya’da yaşıyordu, gelecekti. Babam onu bekliyordu. Sabah uyandığımızda babam evde yoktu.</b></em></p>
<p><em><b>Dayıma gittiğini düşündüm çünkü gezmeyi severdi. Telefon kullanmazdı. Komşular, ‘Baban yok, belki öldürülmüştür’ deyince şüphelendim ve karakola giderek kayıp başvurusu yaptım. Babam maaşını çekmişti.</b></em></p>
<p><em><b>Kahvehanede para saymayı severdi. Emir’in babamı gasp amacıyla öldürdüğünü düşünüyorum. Üç damadım vardı, en çok bunu severdim. Ancak bize de zarar vermeye çalışıyordu.</b></em></p>
<p><em><b>Eğer birini öldürecek olsaydı kendi eşini öldürürdü. Kızımla evliyken çok eziyet etti. Eline bıçak alıp eşimin boğazını kesmeye bile kalktı. Babamı maaşını çektikten sonra para sayarken görüp depoya götürerek öldürdüğünü düşünüyorum.&#8221;</b></em></p>
<p>Sanık ise müştekinin bu sözlerine karşılık, <b><em>&#8220;Parası için öldürmedim, parasını almadım.&#8221;</em></b> diyerek suçlamayı reddetti.</p>
<p><b>&#8220;OĞLUMUN MAKTULLE ARASINDA HERHANGİ BİR HUSUMETİ YOKTU&#8221;</b></p>
<p>Sanığın babası Recep Yarar da tanık olarak dinlendi.</p>
<p>Oğlunun uzun süredir uyuşturucu kullandığını ve psikolojik sorunlar yaşadığını anlatan baba Yarar, şu sözleri kullandı:</p>
<p><em><b>&#8220;Ramazan ayıydı. Oğlum Emir ile annesi arasında tartışma yaşanıyordu. Daha sonra evin altında ceset olduğunu öğrendik. Sebahattin Coşar kayıp olarak aranıyordu. Olayın şokunu yaşadım. Ne yapacağımı düşündüm.</b></em></p>
<p><em><b>Sonra polise gidip durumu anlattım. Oğlumun yakalanması için biraz beklenmesini istedim. Eve gittiğimde televizyon seyrediyordu. Polise haber verdim.</b></em></p>
<p><em><b>Polislerle birlikte eve gittik ve oğlumu teslim ettim. Ardından evin altına indik ve polisler cesedi buldu. Oğlum uyuşturucu kullanıyordu.</b></em></p>
<p><em><b>Maktulle arasında herhangi bir husumet yoktu. Daha önce evi yakmaya kalktı, intihar girişiminde bulundu. Olaydan önce de hastanede 25 gün tedavi görmüştü.&#8221;</b></em></p>
<p><b>&#8220;ABİM BANA SEBAHATTİN COŞAR&#8217;I ÖLDÜRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ&#8221;</b></p>
<p>Sanığın kardeşi Mert Yarar ise ağabeyinin daha önce de benzer söylemlerde bulunduğunu belirterek, şöyle ifade verdi:</p>
<p><em><b>&#8220;Abim bana Sebahattin Coşar&#8217;ı öldürdüğünü söyledi, inanmadım. Daha önce başka kişileri de öldürdüğünü söylemişti ancak öldürmemişti. Evin altındaki depo kısmına gittim. Kan görünce korktuğum için içeri girmedim. Babam eve gelince, abimin öldürdüğünü söylediğini anlattım.&#8221;</b></em></p>
<p><b>&#8220;ANNEMİ VE BABAMI ÖLDÜRMEK İSTİYORDU&#8221;</b></p>
<p>Sanığın eski eşi Mukaddes Karaca (25) mahkemede verdiği ifadede, şu sözleri kullandı:</p>
<p><em><b>&#8220;2 yıl önce boşanmıştık. Eski eşim madde kullanmadığı zaman saldırganlaşıyordu. Boşandıktan sonra bize bıçakla saldırdı. Annemi ve babamı öldürmek istiyordu. Benimle barışmak istiyordu. Ailem bana sahip çıktığı için onlara zarar vermek istiyordu.</b></em></p>
<p><em><b>Dedem 3-4 gün evde yoktu. Ben dedemin kaybolduğunu üçüncü gün öğrendim. Annem, babamı bulamadıklarını ve kayıp başvurusunda bulunacaklarını söyledi. Dedemle bir sorunu yoktu.</b></em></p>
<p><em><b>Boşandığım eşimin dedemi benim canımı yakmak için öldürdüğünü düşünüyorum. Olaydan yaklaşık 1,5 yıl önce bana, &#8216;Seni çok seviyorum, sana kıyamam ama ailenden birini öldürüp canını acıtacağım&#8217; demişti.</b></em></p>
<p><em><b>Bu nedenle dedemi öldürme sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Eski eşim madde bağımlısıydı. Madde almak için hırsızlık da yapmıştı. Dedemi madde parası için öldürmüş olabilir. Dedemin çektiği maaş da bulunamadı.&#8221;</b></em></p>
<p><b>SAVCI, AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İSTEDİ</b></p>
<p>Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak sanığın &#8216;canavarca hisle kasten öldürmek&#8217; suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.</p>
<p>Sanık avukatı ise mütalaaya karşı yazılı savunma yapmak için süre istedi.</p>
<p>Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesinin ardından sanığın tutukluluk halinin devamına ve ayrıca gasp suçundan da dava açılması için Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na suç duyusunda bulunmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2baa8be3b57194__w1200xh1495.jpg?w=800" /><br /><span>Kaynak:</span> <span>Demirören Haber Ajansı (DHA)</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Futbolda bahis soruşturması: Erden Timur tutuklandı</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/futbolda-bahis-sorusturmasi-erden-timur-tutuklandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 00:05:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[para]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/?p=30553</guid>

					<description><![CDATA[Futbolda 'Bahis' soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Aralarında Erden Timur'un da bulunduğu 19 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Öte yandan 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/futbolda-bahis-sorusturmasi-erden-timur-tutuklandi-0-Qyny6zeb.jpg" /></p>
<p>Futbolda &#8216;Bahis&#8217; soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Aralarında Erden Timur&#8217;un da bulunduğu 19 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Öte yandan 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.</p>
<p>&#8216;Futbolda bahis&#8217; soruşturması kapsamında, aralarında eski Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur ve Eyüpspor As Başkanı Fatih Kulaksız ile Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra Cem İmamoğulları&#8217;nın da olduğu 29 şüpheli, 11 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilmeden önce sağlık kontrolüne getirildi.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/futbolda-bahis-sorusturmasi-erden-timur-tutuklandi-1-tnle5DFG.jpg"/></img></div>
</div>
<p><strong>TİMUR&#8217;A TUTUKLAMA TALEBİ</strong></p>
<p>Sağlık kontrolünün ardından 25 şüpheli Çağlayan&#8217;daki İstanbul Adalet Sarayı&#8217;na getirildi. Aralarında &#8216;Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama&#8217; suçundan yargılanan Erden Timur&#8217;un da bulunduğu 22 şüpheli tutuklama talebiyle, 3 şüpheli ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliği&#8217;ne sevk edildi. Öte yandan 4 şüpheli ise emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.</p>
<p><strong>TİMUR&#8217;UN DOSYASI AYRILDI</strong></p>
<p>Futbolda bahis iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Erden Timur hakkındaki dosya, &#8216;bahis&#8217; soruşturmasından ayrıldı. Dosyanın başsavcılık tarafından görülen lüzum üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansman ve Aklama bürosuna aktarıldığı öğrenildi.</p>
<p><strong>TİMUR HAKKINDA HAZIRLANAN SEVK YAZISI ORTAYA ÇIKTI</strong></p>
<p>Şüpheli Erden Timur hakkında savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısı ortaya çıktı. Sevk yazısında Erden Timur&#8217;un ortağı olduğu &#8216;Timur Gayrimenkul Geliştirme Yapı ve Yatırım A.Ş.&#8217; tarafından 2024-2025 yıllarında bir kripto varlık platformuna 144 milyon 217 bin lira para gönderildiği, söz konusu paranın kripto varlığa dönüştürüldüğü, bu transferin yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının Akın Topal&#8217;ın yurt dışı borsalardaki hesaplarına gönderildiği tespit edildiği belirtildi.</p>
<p><strong>1 MİLYAR LİRA PARA TRANSFER İŞLEMİ YAPILDIĞI BELİRLENDİ</strong></p>
<p>Öte yandan Akın Topal&#8217;ın Erden Timur&#8217;un şahsi hesapları arasında da para transferlerinin olduğunun tespit edilmesi üzerine, şüphelinin alınan ifadesinde Akın Topal&#8217;ın arkadaşı olduğunu, aralarında borç alışverişi bulunduğunu beyan ettiği; ancak mahiyeti, miktarı ve niteliği nazara alındığında dayanağı belirsiz yapılan işlemlerin basit nitelikte alacak-verecek ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceği ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 2023-2025 yılları arasında şüphelinin Kapalıçarşı&#8217;da faaliyet gösteren firma üzerinden altın alım-satımı açıklaması ile yaklaşık 1 milyar lira tutarında para transferi işlemleri yaptığı belirlendiği kaydedildi. Öte yandan şüphelinin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, MASAK raporu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu&#8217;nun ilgili maddeleri uyarınca tutuklanmasının talep edildiği öğrenildi.</p>
<p><strong>19 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI</strong></p>
<p>Sağlık kontrolünün ardından 25 şüpheli Çağlayan&#8217;daki İstanbul Adalet Sarayı&#8217;na getirilen şüphelilerden Erden Timur, Fatih Kulaksız, Esat Bilayak, Mirza Şerifoğlu, Ecem Alkaş, Tufan Kelleci, Mert Aktaş, İsmail Karataş, İlke Tankul, Hüseyin Aybars Tüfekci, Hamit Bayraktar, Ergün Nazlı, Mustafa Çeçenoğlu, İbrahim Yılmaz, Gökhan Payal, Furkan Demir, Eyüp Can Temiz, Dogukan Çınar ile Bahattin Berke Demircan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan şüphelilerden Hakan Çakır, Serhat Ölmez, Umut Esel, Burcu Kurt, Burak Söyleyen ile Emrah Günaydı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Operasyonda gözaltına alınan 4 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ümit Yenişehirli yazdı: &#8216;Ya çıkarsa&#8217;nın hikayesi</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/umit-yenisehirli-yazdi-ya-cikarsanin-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 00:09:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[para]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/?p=30483</guid>

					<description><![CDATA[Yılbaşı gecesi yaklaşırken Ümit Yenişehirli her yeni yıl öncesinde gündeme gelen yılbaşı piyangosunun tarihçesini kaleme aldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/umit-yenisehirli-yazdi-ya-cikarsanin-hikayesi-0-2CO1CvHW.jpg" /></p>
<p>Her yılbaşı öncesi olduğu gibi, bu yılbaşı yaklaşırken de piyango üzerine sohbetler artıyor. Milyonlarca insan; yılbaşına kadar, bir avuç insanın kazanacağı para ödülleriyle ilgili olarak kendisinin de şanslı insanlar arasında yer alacağı sanrısıyla “o parayla neler yapacağını” konuşacak.</p>
<p>Sonrasında ise saatler 1 Ocak’a girildiğini gösterdiğinde, yine aynı milyonlarca insan, bu defa da para ödülünü kazanan bir avuç insanın bu parayla neler yapabileceğini konuşacak.</p>
<p><strong>KUMAR, BAHİS VE PİYANGONUN TANRILARI VARDI</strong></p>
<p>Piyangoyu modern zamanların toplumsal bir fenomeni olarak görsek de aslında geçmişi çok eski asırlara kadar uzanmakta. Britannica Encyclopedia’nın “Lottery Maddesi”nde yer alan bilgilere göre, arkaik toplumlarda, genellikle yılbaşları ve bazen de büyük festivallerde piyango alışkanlığı vardı. Bahis ve kumarda kazanma ile tanrıların lütfu arasında bağ kuran antik çağ inanışlarına göre, piyango aracılığıyla gelen “şans” da tanrıların bir hediyesi olarak görülüyordu.</p>
<p>Yunan ve Roma’nın hayal ürünü tanrı ve tanrıçaları arasında bu işlere bakanları da vardı. Buna göre; Yunan’da Tyche ve Fortuna, Roma’da da Hermes ve Merkür, şans işlerinden sorumluydu. Roma’da piyango çekilişi sırasında Fortuna’nın adı zikredilirdi. Yine, fakir ve köleler, kaderlerinin değişeceği inancıyla Fortuna tapınağına gider, dar gelirli olmasına rağmen zar zor bulduğu parayla aldığı kurbanı tapınağa bağışlar, bağışlarken de “Fors Fortuna!” diye bağırırdı.</p>
<p>O dönemde piyango, sadece para kazanmak değil, bir nevi “tanrılarla zar atmak” anlamına da geliyordu. Putperest inancına göre, eğer bir kişinin biletine ikramiye çıkarsa, o kişi ruhsal olarak da “doğru yolda” sayılırdı. Kazanamayanlar ise bunun bir “günah kefareti” olduğunu var sayardı.</p>
<p><strong>ROMA’DA EGZOTİK HAYVANLAR PİYANGO ÖDÜLÜYDÜ</strong></p>
<p>Eski çağlarda da piyango ödülü kazanma umuduyla halka satılacak biletlerle kamunun harcamalarını finanse etmek bir yöntemdi. Roma imparatorluğunda düzenlenen piyangoların gelirleriyle birçok kamu binası, köprü ve yollar yapılmıştı. İmparator Augustus, bu alanda büyük organizasyonlara imza atmıştı.</p>
<p>Onun döneminde yılbaşı ve büyük festivallerde çekilişler yapılırdı. Ödül olarak malikâneler, gemiler ile maymun, fil, kaplan gibi egzotik hayvanlar verilirdi. İmparatorluk sarayında düzenlenen bazı piyangolarda ise kimi eksantrik imparatorlar, bazen “on deve”yi, bazen de “on sinek, bir avuç fındık, bir kürdan”ı büyük ödül yapıyordu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/umit-yenisehirli-yazdi-ya-cikarsanin-hikayesi-1-nxlpRWLW.jpg"/></p>
<p><strong>ÇİN SEDDİ’NİN İNŞASINDA PİYANGO GELİRLERİ KULLANILMIŞTI</strong></p>
<p>Antik Çin’de ise yeni yılı piyangosu, en bilinen çekilişlerden birisiydi. MÖ 200 civarında, Han Hanedanlığı dönemindeki bu piyangoya halkın yoğun katılımı görülürdü.</p>
<p>“Beyaz Güvercin Bileti” alanlar, kendilerinin devrin zenginleri arasında sokacak büyüklükte ödülü olan bir çekilişin şanslıları olma hayali kurabilirlerdi.</p>
<p>Bu piyangoya yönelik ilgi o kadar yüksekti ki, satılan biletlerle Çin Seddi&#8217;nin inşası gibi devasa kamu projeleri finanse edilmişti.</p>
<p><strong>HALK VERGİDEN KAÇIYORSA PARAYI PİYANGO İLE TOPLA</strong></p>
<p>Orta Çağ krallıkları da piyango çekilişlerini, “gönüllü vergi” mantığıyla ele almıştı. Hemen her devirde ve her miktarda verginin halk nezdinde sevimsiz göründüğünü bilen yöneticiler, düzenledikleri piyangolarla “gönüllü vergi” toplama yoluna gitmişlerdi.</p>
<p>Hollanda, Belçika ve Danimarka gibi ülkelerde, şehirlerin surlarını yenilemek için piyangolar tertip edilirdi. İngiltere’de yeni gemi almak ve limanları onarmak için piyangolar düzenlenirdi. British Museum da çekilişten elde edilen paralarla inşa edilmişti.</p>
<p>Vatikan, görünürde piyangoya karşı çıksa da Trevi Çeşmesi (Aşk Çeşmesi) ve Lateran Bazilikası, Papalık tarafından düzenlenen piyangolardan elde edilen gelirlerle yapılmıştı.</p>
<p>Modern zamanlarda ise ABD’de Kongre, birçok kez “piyangonun günah ve halkı boş umutlara bağlayan bir organizasyon” olduğunu belirterek yasaklama kararı almaya çalışmışsa da başarılı olamamıştı.</p>
<p>Eyaletlerde yaygınlaşan piyangolarla büyük paralar toplanmıştı. İlerleyen süreçte; Columbia, Dartmouth, Harvard, Princeton ve Yale gibi üniversitelerin inşa edilmesine düzenlenen piyangolarla başlanmıştı. Avustralya’da da 1950 yılında Sidney opera binasının inşası için çekiliş düzenlenmişti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/umit-yenisehirli-yazdi-ya-cikarsanin-hikayesi-2-6TP6xLMs.jpg"/></p>
<p><strong>LOTO ADI, ŞEHİR YÖNETİCİLERİNİ KURA İLE SEÇMEDEN DOĞMUŞTU</strong></p>
<p>Bugün, birçok ülkede piyangonun adı olan “loto, lotory” deyimi, İtalya’daki çekilişlerle ortaya çıkmıştı. Venedik ve Cenova’da şehrin belediye başkanı ile konsey üyelerinin kura ile seçilme geleneği vardı. Bu çekilişler günler öncesinden büyük bir toplumsal ilgiyle karşılanırdı.</p>
<p>Halk, kimin seçileceği üzerine bahis oynamaya başlardı. Bu bahisleri düzenleyen organizasyon şirketleri olurdu. Seçilecek adayı tutturanlar büyük ödüller kazanırdı.</p>
<p>Zaman içinde bu bahisler o kadar popüler olmuştu ki, başlangıçta bu çekilişleri yasaklamak isteyen merkezî idare, ortamdaki dönen büyük paraları görünce yasaklamak yerine “lotto” adı altında çekilişleri resmileştirerek, vergi alma yoluna gitmişti.</p>
<p><strong>“APTAL” DEMESİNLER DİYE GİZLİCE BİLET ALIRLARDI</strong></p>
<p>Piyangonun tarihinde biletlerin üzerine isim yazma uygulaması da vardı. Kazandığı takdirde biletin gerçek sahibi olduğunu kanıtlama amaçlı bu uygulamada toplumun bazı çekincelerine dair tutumlar da görülebiliyordu. İnsanlar, piyango bileti almakla birlikte, kazanma şanslarının ne kadar düşük olduğunu biliyorlardı.</p>
<p>Piyangoya katılanlar; böylesi bir ihtimal için para harcamalarından dolayı küçük görülebileceklerini, kendilerine “aptal” denilebileceğini düşündükleri için de biletleri gizlice alır, ayrıca takma isimler kullanırlardı.</p>
<p>Hatta bazen kendileriyle dalga geçtikleri de olurdu. İngiltere’de bir ara piyango biletleri üzerine, “Bir aptal ve para, yakında ayrılılar.” yazmak moda olmuştu. Ayrıca, dinen piyangonun kumar sayılmasından dolayı toplum nezdinde “günahkâr ve hafif” görünmek istemedikleri için de gizliliği tercih ederlerdi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/umit-yenisehirli-yazdi-ya-cikarsanin-hikayesi-3-qJUu2JTb.jpg"/></p>
<p><strong>PİYANGO BİLETİ AL, HAPİSTEN KURTUL</strong></p>
<p>Piyango türleri içerisinde, İngiltere’de uygulanan bir yöntem ise muhtemelen alanın en ilginç pazarlama taktiklerinden birisiydi. İngiltere’de idare, nerdeyse tarihin her devrinde asayiş sorunu yaşanan Londra ve bazı büyük şehirlerde tıka basa dolu olan hapishanelerdeki kalabalık nüfustan piyango yoluyla yararlanma yoluna gitmişti.</p>
<p>Buna göre, genel piyangolar düzenlenirken, hapisteki mahkûmların kazanacakları ödül de hürriyetlerine kavuşturulma taahhüdüydü. Bilet alan mahkûmlar, ağır suçlar haricinde “suçlarından dolayı af garantisi” almaktaydı. Düzenlenen piyangoda, bu kategorideki “ödül” olabildiğinde fazla sayıda tutularak katılımın artması amaçlanırdı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2026/02/umit-yenisehirli-yazdi-ya-cikarsanin-hikayesi-4-LkTRZ9Ni.jpg"/></p>
<p><strong>300 MİLYONDA 1 İHTİMAL</strong></p>
<p>Piyango, tarih boyunca toplumları meşgul etse de büyük ikramiyeyi kazanma ihtimaline ilişkin günümüzde yapılan hesaplamalar, çekilişlere bağlanan umutların ne kadar da temelsiz olduğunu ortaya koymakta. İhtimal hesaplarına göre, bir kişinin büyük ödülü kazanma ihtimali bilet ve katılımcı sayısına göre 14 (Türkiye’de 10 milyon) ile 300 milyonda (ABD’de 292 milyon) 1 arasında değişiyor.</p>
<p>Durumu daha iyi anlayabilmek için, başka bazı ihtimallerin sıralaması ise çok daha zihin açıcı olabilir: “Yıldırım isabet etmesi 1/15.000. Meteor çarpması 1/1.600.000. Köpek balığı saldırısına uğramak 1/3.700.000. Uçak kazasında ölmek 1/11.000.000.” Ayrıca, üst üste yaklaşık 28 kez yazı tura atıp, hepsinde de “yazı” getirme ihtimali, büyük ödülü kazanmaya yakın bir ihtimal.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Eğitim Bakanı Tekin: Okullarda kayıt istendiği iddiası ciddi bir itham</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/milli-egitim-bakani-tekin-okullarda-kayit-istendigi-iddiasi-ciddi-bir-itham-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2024 14:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[para]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://nigdehaberler.com/?p=10568</guid>

					<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda kayıt ücreti alındığı iddiasına "Kayıt ücreti alınıyor ifadesi öğretmen, idareci arkadaşlarımızı zan altında bırakabilecek ciddi itham" sözleriyle karşılık verdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="https://videonuz.ensonhaber.com/player/307822?w=620&#038;h=360" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br /><img decoding="async" src="https://nigdehaberler.com/wp-content/uploads/2024/09/milli-egitim-bakani-tekin-okullarda-kayit-istendigi-iddiasi-ciddi-bir-itham-0-lzy6BdPh.jpg" /></p>
<div> <span> Haber Merkezi </span> </div>
<p>Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy&#8217;un konuğu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığı ile ilgili gündeme dair açıklamalarda bulundu, merak edilen soruları yanıtladı.</p>
<p>Bakan Tekin&#8217;in açıklamaları özetle şöyle:</p>
<p>Geçen yıl da benzeri uygulama yapmıştım. Bu yıl bakanlığımız bünyesinde özel eğitimle alakalı genel müdürlüğümüz var. Hem materyal hem eğitim anlamında çalışmalar yapıyor. Bu genel müdürlüğümüzü 9 Eylül Pazartesi günü Narin yavrumuzun okuluna gönderdik. Beraberinde 4 tane travma ve yaz üzerine çalışmış uzman arkadaşımız vardı. Bakanlıktan 11-12 kişilik heyet Narin&#8217;in okulunda başlangıç startına verdi. Hafta içinde hem öğretmen arkadaşlarımız hem de Narin&#8217;in arkadaşlarıyla, köydeki ebeveynlerle rehabilitasyon sürecini yürüttüler. Ben tekrar başsağlığı diliyorum. Bunun bir an önce okuldaki çocuklarımız açısından unutulup eğitim öğretim hayatının başlaması gerekiyor.</p>
<p><strong>&#8220;CUMHURİYET TARİHİNDE BUNUN BİR ÖRNEĞİ YOK&#8221;</strong></p>
<p>Yıl içerisinde 922 ilçemizin tamamına genel müdür düzeyinde bir arkadaşımızı gönderdik. Cumhuriyet tarihinde bunun bir örneği yoktur. Problemleri yerinde izleme şansı buldular. Onun üzerinden çalışmalar yürüttük. Her arkadaşımız bir ile gidiyordu. Kimi kendi memleketlerine gitti, kimisi Narin örneğinde olduğu gibi travmatik olaylarla karşılaştığımız ile gitti. İllerde şu anda okullarımızla ilgili olarak iki ana konumuz var. Bir tanesi taşıma ile ilgili yaşanan sıkıntı. Bazı revizyonlar yaptık. Bakanlığımıza bağlı pansiyon ve yurtların doluluk oranlarının artırılması için tedbirler aldık.</p>
<p><strong>&#8220;OKULLAR KAYIT ÜCRETİ İSTİYOR İDDİASI CİDDİ BİR İTHAM&#8221;</strong></p>
<p>Bizde 3 kademe okulumuz var; ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kurumu. Yani lise. Merkezi sistem yaptığımız sınav var, liselere giriş sınavı. Öğrenci arkadaşlarımız puanlara göre okula yerleşiyor. Sınavla almayan liselerimiz var. Adresine en yakın okulu tercih ediyor çocuk. İlkokul ve ortaokula öğrenci alırken yine adres üzerinden, velinin bir şey yapmasına gerek yok, biz kendisini evine en yakın okulla ilişkilendirip, kaydını yapıyoruz. Hal böyle iken &#8216;kayıt ücreti istiyorlar&#8217; nasıl deniyor orada problem var. Kayıt ücreti alınıyor ifadesi öğretmen, idareci arkadaşlarımızı zan altında bırakabilecek ciddi itham. Çünkü kayıt yaptıracakları okul mekanizması yok. Hal böyle iken kayıt ücreti isteniyor denmesi biraz abes açıkçası. Bunu kabul etmiyorum. Bunu okuldaki idarecilerimize karşı itibar sarsıcı bir söylem olarak değerlendiriyorum.</p>
<p><strong>&#8220;ÇOCUĞU O ÖĞRETMENE YAZDIRMAM İÇİN BENDEN PARA İSTENDİ DENİLİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Adrese yakın değil de başka parametrelere göre seçtiğim okula kaydetmek istiyorum dediğinde hukuki olarak haklı bir talepte bulunmayan kişi. Orada özellikle ilkokul ve ortaokullarda çocuklarımızın okula başladıklarında ilkokul öğretmeni seçimi, ortaokulda şube seçimi konusunda baskılar oluyordu. &#8216;Ben şu öğretmene kaydettirmek istiyorum&#8217; gibi. Şimdi &#8216;Ben çocuğu o öğretmene yazdırmak için okul müdürü benden para istedi&#8217; deniliyor. Bu yıl okullar açılmadan önce bir genelge gönderdik. 43 maddelik genelge.</p>
<p><strong>&#8220;ŞİKAYETİ OLAN VARSA BAKANLIĞIMIZA ULAŞSINLAR GEREĞİNİ YAPALIM&#8221;</strong></p>
<p>Israrlı bir şekilde okullarımıza &#8216;Kayıt ve benzeri ücretlerle velilerden ücret alınmaması, alan kişilerle ilgili işlem yapılması&#8217; ifadelerini kullandık. Burada en çok istismar edilen alan öğretmen ve şube seçimiydi. Çocuklar okula başladıklarında şube ve öğretmen seçimini okul idaresine bırakmıyoruz dedik. Biz sınıflardaki çocukların birçok parametre açısından dengeli dağılımını gözeterek belli ilkeler benimsedik. Elektronik ortamda 64 aylık ile 84 aylık çocuğu aynı sınıfa koymayalım. Bu bir parametre. Cinsiyet bir parametre. Şu anda kayıtla ilgili olarak yürüyen süreç, kayıt ücreti ya da zorla ücret alınıyor ifadesi gerçekleri yansıtmıyor. Hala bu konuda şikayeti olan varsa bakanlığımıza ulaşsınlar gereğini yapalım.</p>
<p><img decoding="async" src="https://nigdehaberler.com/wp-content/uploads/2024/09/milli-egitim-bakani-tekin-okullarda-kayit-istendigi-iddiasi-ciddi-bir-itham-1-v2MMAZQ9.jpg"/></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
