<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#8211; Haber Sitesi</title>
	<atom:link href="https://akhisarhaber.xyz/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://akhisarhaber.xyz</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 10:07:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2025/10/cropped-ChatGPT-Image-4-Eki-2025-17_16_44-32x32.png</url>
	<title>Sağlık &#8211; Haber Sitesi</title>
	<link>https://akhisarhaber.xyz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diyet yapanların beklediği teknoloji: Nefesinizden ölçüyor</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/diyet-yapanlarin-bekledigi-teknoloji-nefesinizden-olcuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:07:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/diyet-yapanlarin-bekledigi-teknoloji-nefesinizden-olcuyor/</guid>

					<description><![CDATA[İsviçreli araştırmacılar, akıllı telefona bağlanarak nefes analizi yapan yeni bir cihaz geliştirdi. Alkolmetreyi andıran sistem, kandaki değerlere ihtiyaç duymadan vücudun ne zaman yağ yakmaya başladığını tespit edebiliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/25/6a63d45c1dacb857.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Kilo vermeye çalışanların en çok merak ettiği sorulardan biri olan &#8220;Vücudum şu an yağ yakıyor mu?&#8221; sorusuna yanıt verebilecek yeni bir teknoloji geliştirildi.</p>
<p>İsviçre&#8217;de geliştirilen ve alkolmetreye benzeyen taşınabilir cihaz, yalnızca nefes analizi yaparak vücudun yağ yakımına geçip geçmediğini tespit edebiliyor.</p>
<p>Akıllı telefona bağlanan sistem, kısa sürede sağlık ve spor dünyasının dikkatini çekti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/25/6a63d41d786a1589__w1200xh675.jpg?w=800" /></p>
<p><b>Yağ yakımını anlıyor</b></p>
<p>ETH Zürih&#8217;in spin-off şirketi Alivion AG tarafından geliştirilen cihaz, &#8220;Nutrion&#8221; olarak açıklandı.</p>
<p>Cihaz, vücut yağ yakmaya başladığında nefeste ortaya çıkan aseton adlı molekülü ölçüyor.</p>
<p>Sistem sayesinde kullanıcılar, egzersiz veya diyet sırasında vücutlarının karbonhidrattan yağ yakımına ne zaman geçtiğini öğrenebiliyor.</p>
<p>Cihaz, yapılan doğrulama çalışmasında 12 gönüllüden alınan yüzlerce nefes örneğinde başarılı sonuçlar verdi.<span> </span></p>
<p>Ölçüm sonucu ise yaklaşık 90 saniye içinde telefonda görüntüleniyor. </p>
<p>Şu anda cihaz uluslararası araştırmalarda ve bazı tıbbi merkezlerde kullanılıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama iğnelerine alternatif haplar yolda: İşte avantajları ve dezavantajları</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/zayiflama-ignelerine-alternatif-haplar-yolda-iste-avantajlari-ve-dezavantajlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:43:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/zayiflama-ignelerine-alternatif-haplar-yolda-iste-avantajlari-ve-dezavantajlari/</guid>

					<description><![CDATA[İğne yerine tablet formunda geliştirilen yeni nesil GLP-1 zayıflama ilaçları son dönemin en çok konuşulan yöntemlerden biri oldu. Peki, yan ekisi var mı? Avantajları ve dezavantajları neler?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/19/6a5c792b9b1c6709.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Zayıflama tedavisinde yeni bir dönem başladı. Daha önce enjeksiyon şeklinde uygulanan GLP-1 reseptör agonistleri artık tablet formuyla da geliştiriliyor.</p>
<p>Özellikle orforglipron ve oral semaglutid (Wegovy tablet) gibi ilaçlar, iğne kullanmak istemeyen kişiler için alternatif oluyor.</p>
<p>Uzmanlar ise bu ilaçların yalnızca doktor kontrolünde kullanılmasının gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>İşte yeni nesil zayıflama haplarının avantajları, dezavantajları ve bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlar…</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/19/6a5c79442da40203__w1200xh675.jpg?w=800" /></p>
<p><b>Zayıflama hapının avantajları</b></p>
<p>Yeni nesil oral GLP-1 ilaçlarının en dikkat çeken özelliği, haftalık enjeksiyon gerektirmemesi. Tablet şeklinde kullanılan bu ilaçlar, özellikle iğne korkusu yaşayan veya enjeksiyon tedavisini sürdürmekte zorlanan kişiler için tedaviye erişimi kolaylaştırabiliyor.</p>
<p>Yayınlanan faz 3 klinik çalışmalara göre, bu ilaçları kullanan kişiler ortalama olarak vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde 10 ila 12&#8217;sini kaybedebiliyor. Bazı katılımcılarda ise bu oran daha da yüksek seviyelere ulaşabiliyor.</p>
<p>Oral GLP-1 ilaçları, vücutta doğal olarak bulunan GLP-1 hormonunu taklit ederek çalışıyor. Bu mekanizma sayesinde; tokluk hissi daha uzun sürüyor, midenin boşalma süresi yavaşlıyor, açlık hissi azalıyor. Böylece kişiler gün içinde daha az kalori tüketme eğilimi gösteriyor ve kilo kaybı destekleniyor.</p>
<p>Özellikle tip 2 diyabet veya prediyabeti bulunan kişilerde metabolik açıdan da önemli faydalar sağlayabiliyor.</p>
<p>Bilimsel çalışmalar, oral GLP-1 ilaçlarının kardiyometabolik sağlık üzerinde de olumlu sonuçlar oluşturabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/19/6a5c7953201a6190__w1200xh675.jpg?w=800" /></p>
<p><b>Dezavantajları</b></p>
<p>Uzmanların en fazla dikkat çektiği konu ise sindirim sistemiyle ilgili yan etkiler.</p>
<p>Tedavinin özellikle ilk haftalarında şu şikayetler sık görülebiliyor:</p>
<p>Mide bulantısı,</p>
<p>Kusma,</p>
<p>İshal,</p>
<p>Kabızlık,</p>
<p>Hazımsızlık,</p>
<p>Geğirme.</p>
<p>Çoğu kişide bu belirtiler zamanla hafiflese de bazı hastalarda tedavinin sürdürülmesini zorlaştırabiliyor.</p>
<p>Klinik çalışmalarda, özellikle yüksek doz kullanan bazı katılımcıların yaşadıkları yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakmak zorunda kaldığı görüldü.</p>
<p>Uzmanlara göre verilen kilonun tamamı yağdan oluşmuyor. Yeterli protein tüketilmediğinde ve direnç egzersizleri yapılmadığında kas kütlesinde de azalma görülebiliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/19/6a5c7998dd7ab158__w1200xh675.jpg?w=800" /></p>
<p><b>İlacın bırakılmasıyla kilo geri gelebiliyor</b></p>
<p>Araştırmalar, GLP-1 tedavisi sonlandırıldıktan sonra sağlıklı yaşam alışkanlıkları sürdürülemezse verilen kiloların bir bölümünün geri alınabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Bu nedenle uzmanlar, ilacın tek başına kalıcı bir çözüm olmadığını, uzun vadeli beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu ilaçların mutlaka doktor muayenesi ve tıbbi değerlendirme sonrasında kullanılmasını tavsiye ediyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dişlerden elde edilen kök hücreler &#8216;çikolata kisti&#8217; tedavisinde umut oldu</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/dislerden-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-tedavisinde-umut-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:09:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/dislerden-elde-edilen-kok-hucreler-cikolata-kisti-tedavisinde-umut-oldu/</guid>

					<description><![CDATA[Ege Üniversitesi'nde yürütülen bilimsel çalışmada, gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerin endometrioma olarak bilinen 'çikolata kisti' üzerinde olumlu etkileri gözlendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ec73216f1532.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Dişlerin yalnızca ağız ve çene sağlığı açısından değil, geleceğin tedavi yöntemleri için de önemli bir biyolojik kaynak olabileceği ortaya konuldu.</p>
<p>Ege Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirilen araştırmada, normalde çekildikten sonra tıbbi atık olarak değerlendirilen gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücrelerin, kadınlarda kısırlığa neden olabilen &#8220;çikolata kisti&#8221; hastalığının tedavisinde umut verici sonuçlar verdiği belirlendi.</p>
<p>Bilim insanları tarafından yürütülen çalışmada, diş pulpasından izole edilen mezenkimal kök hücrelerin deney hayvanlarında oluşturulan endometrioma modelinde kullanılmasıyla hastalık belirtilerinde gerileme gözlendi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecba7ce31217__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>GÖMÜLÜ 20 YAŞ DİŞLERİNDEN KÖK HÜCRE ELDE EDİLDİ</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Diş Hekimliği ve Tıp fakültelerinden araştırmacıların yer aldığı çalışma kapsamında, 2022 yılında çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin iç kısmındaki pulpa dokusundan kök hücreler elde edildi.</p>
<p>Laboratuvar ortamında özel işlemlerden geçirilen hücreler çoğaltılarak uygun koşullarda donduruldu. Yaklaşık bir yıl boyunca saklanan hücreler üzerinde yapılan kontrollerde, kök hücre özelliklerini ve canlılıklarını büyük ölçüde korudukları tespit edildi.</p>
<p>Araştırmacılar, bu bulguların diş kaynaklı kök hücrelerin gelecekte farklı hastalıkların tedavisinde kullanılabilmesi açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecb9cce85597__w1200xh773.jpg?w=800" /></p>
<p><b>&#8220;TIBBİ ATIK OLARAK GÖRÜLEN DİŞLER BİYOLOJİK KAYNAĞA DÖNÜŞTÜ&#8221;</b></p>
<p>Projede görev alan Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Kandemir Demirci, çekilen gömülü 20 yaş dişlerinin bugüne kadar genellikle atık olarak değerlendirildiğini belirtti.</p>
<p>Bu dokuların yeniden kullanılabileceğini göstermek istediklerini anlatan Demirci, dişlerin içerisindeki pulpa dokusundan özel yöntemlerle kök hücreleri izole ettiklerini söyledi.</p>
<p>Demirci, laboratuvar çalışmalarında bir yıl boyunca saklanan hücrelerin canlılığını sürdürdüğünü ve kök hücre özelliklerini koruduğunu gözlemlediklerini ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecbba12c3578__w1200xh744.jpg?w=800" /></p>
<p><b>KÖK HÜCRELER LABORATUVARDA ÇOĞALTILDI</b></p>
<p>Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Kök Hücre Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yiğit Uyanıkgil ise çalışmanın laboratuvar sürecine ilişkin bilgiler verdi.</p>
<p>Cerrahi işlemler sonrasında kendilerine ulaştırılan dişlerin iç kısmındaki hücreleri özel yöntemlerle ayırdıklarını belirten Uyanıkgil, bu hücrelerin çeşitli işlemlerden geçirilerek kültür ortamlarında çoğaltıldığını aktardı.</p>
<p>Hücrelerin belirli aralıklarla analiz edildiğini anlatan Uyanıkgil, mikroskobik incelemeler ve farklı testlerle elde edilen hücrelerin gerçekten kök hücre özelliklerine sahip olduğunun doğrulandığını kaydetti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecba5e75b516__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>&#8220;ÇİKOLATA KİSTİNİN GERİLEDİĞİNİ GÖRDÜK&#8221;</b></p>
<p>Araştırmanın en önemli aşamalarından biri ise endometrioma modeli oluşturulan deney hayvanları üzerinde gerçekleştirildi.</p>
<p>Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. İsmet Hortu, dental pulpa kök hücrelerinin &#8220;çikolata kisti&#8221; tedavisindeki etkisini araştırdıklarını belirtti.</p>
<p>Deney hayvanlarında hastalık modeli oluşturduklarını ifade eden Hortu, gömülü 20 yaş dişlerinden elde edilen kök hücreleri uyguladıktan sonra kist dokularında gerileme gözlemlediklerini söyledi.</p>
<p>Hortu, bu sonuçların ilerleyen dönemlerde yapılacak çalışmalar için önemli bir temel oluşturduğunu belirterek, insanlarda uygulanabilir tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini umut ettiklerini dile getirdi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecbb6c3eb195__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>ENDOMETRİOMA TEDAVİSİNDE YENİ BİR UMUT</b></p>
<p>Halk arasında &#8220;çikolata kisti&#8221; olarak bilinen endometrioma, kadınlarda ağrıya ve bazı durumlarda kısırlığa yol açabilen önemli sağlık sorunlarından biri olarak biliniyor.</p>
<p>Günümüzde hastalığın tedavisinde cerrahi ve hormonal yöntemler kullanılmasına rağmen tüm hastalarda kesin ve kalıcı sonuç sağlayan bir tedavi yöntemi bulunmuyor.</p>
<p>Bilim insanları, diş kaynaklı kök hücrelerin bu alanda yeni bir tedavi seçeneğinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirterek, çalışmanın daha ileri araştırmalarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecbb7310f496__w1200xh829.jpg?w=800" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecbb4b946352__w1200xh782.jpg?w=800" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecbad4de0806__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecbae4324829__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/17/6a59ecba7a253756__w1200xh800.jpg?w=800" /><br /><span>Kaynak:</span> <span>Anadolu Ajansı (AA)</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İğnesiz insülin geliyor: Jel gibi sürülecek</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/ignesiz-insulin-geliyor-jel-gibi-surulecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:50:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/ignesiz-insulin-geliyor-jel-gibi-surulecek/</guid>

					<description><![CDATA[Bilim insanları, iğne kullanmadan insülinin deri yoluyla vücuda geçmesini sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdi. Hayvan deneylerinde kan şekerini yaklaşık bir saat içinde düşüren yöntem, gelecekte diyabet hastaları için insülin bantlarının önünü açabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b56accb09d337.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Diyabet hastalarının her gün yaptığı insülin iğneleri, gelecekte yerini cilde uygulanan jel veya bantlara bırakabilir.</p>
<p>Bilim insanları, insülinin cilt bariyerini aşmasını sağlayan özel bir polimer geliştirerek iğnesiz insülin uygulaması konusunda önemli bir adım attı.</p>
<p>Çalışmada geliştirilen sistem, insülini deri üzerinden kana ulaştırmayı başardı. </p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b562b1fc06432__w664xh354.jpg?w=800" /></p>
<p><b>Bir saat içinde etkisini gösterdi</b></p>
<p>Araştırmada diyabetli fareler ve minyatür domuzlar üzerinde yapılan deneylerde, cilde uygulanan insülin jeli kan şekerini yaklaşık 1 ila 2 saat içinde normal seviyelere indirdi.</p>
<p>Elde edilen etkinin yaklaşık 12 saat sürdüğü ve uzun etkili bazal insülin enjeksiyonlarına benzer performans gösterdiği belirtildi. </p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b56cd37c61230__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>İğne yerine jel veya bant hedefleniyor</b></p>
<p>Araştırmacılar, geliştirdikleri polimerin cildin doğal pH farkından yararlandığını belirtiyor.</p>
<p>Polimer, cildin dış tabakasına tutunduktan sonra daha derin katmanlarda yapısını değiştirerek insülini deri bariyerinin ötesine taşıyor. Böylece klasik enjeksiyona ihtiyaç duyulmadan ilacın kana ulaşması hedefleniyor. Gelecekte bu teknolojinin jel veya cilt bandı şeklinde kullanılabileceği ifade ediliyor. </p>
<p><b>Henüz insanlar üzerinde denenmedi</b></p>
<p>Uzmanlar, sonuçların umut verici olduğunu ancak araştırmanın henüz erken aşamada bulunduğunu vurguluyor.</p>
<p>Teknoloji şu ana kadar yalnızca hayvanlar üzerinde test edildi. İnsanlarda güvenli ve etkili olup olmadığının anlaşılması için klinik deneylerin tamamlanması gerekiyor.</p>
<p>Kaynak: 1</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kandaki yağı eriten bitkiler: Düzenli tüketenin kanı temizleniyor</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/kandaki-yagi-eriten-bitkiler-duzenli-tuketenin-kani-temizleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:49:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/kandaki-yagi-eriten-bitkiler-duzenli-tuketenin-kani-temizleniyor/</guid>

					<description><![CDATA[Kandaki yağ oranını dengelemek için sadece ilaç tedavisi değil, doğru beslenme alışkanlıkları da büyük önem taşıyor. Doğanın mucizesi olan bitkiler, düzenli ve dengeli tüketildiğinde işe yarıyor. İşte, kandaki yağı eriten bitkiler listesi...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b6e31612ef820.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>&#8220;Kandaki yağ yüksekliği&#8221;, kan verdiğinizde karşınıza çıkabilecek basit ama ciddi bir değerdir.</p>
<p>Kandaki yağ seviyelerinin yükselmesi, özellikle yüksek kolesterol ve trigliserit değerleri, günümüzde en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında.</p>
<p>Uzun süre kontrol altına alınmayan yüksek kan yağları, damar sertliği, kalp krizi ve felç gibi ciddi kalp-damar hastalıklarının riskini artırabiliyor.</p>
<p>Bazı bitkiler ve bitkisel besinler içerdiği antioksidanlar, lifler ve biyoaktif bileşenler sayesinde kolesterol ve trigliserit seviyelerinin dengelenmesine destek olabiliyor.</p>
<p>Elbette bu bitkiler tek başına tedavi edici bir yöntemi değil ancak düzenli tüketildiklerinde kalp ve damar sağlığını desteklemeye katkı sağlayabiliyorlar.</p>
<p>Peki, kandaki yağı eriten bitkiler hangileri? Kandaki yağı düşüren bitkiler neler?</p>
<p>İşte önerilen o liste&#8230;</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b6e4f1d2ac843__w716xh486.jpg?w=800" /></p>
<ul>
<li>Soğan-sarımsak</li>
<li>Yeşil çay, karahindiba çayı, zencefil çayı, adaçayı ve nane çayı</li>
<li>Yaban mersini</li>
<li>Ahududu</li>
<li>Kuşkonmaz yaprağı</li>
<li>Kırk kilit otu</li>
<li>Kırmızı kişniş</li>
<li>Kurutulmuş sarıçiçekler</li>
<li>Keten tohumu</li>
<li>Chia tohumu</li>
<li>Fındık, ceviz ve badem gibi kuruyemişl</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücudun biyolojik saati organların çalışma düzenini de etkileyebiliyor</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/vucudun-biyolojik-saati-organlarin-calisma-duzenini-de-etkileyebiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:47:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/vucudun-biyolojik-saati-organlarin-calisma-duzenini-de-etkileyebiliyor/</guid>

					<description><![CDATA[Biyolojik saat yalnızca uyku düzenini değil, sindirimden kalp-damar sistemine kadar birçok süreci etkileyebiliyor. Araştırmalar, vücuttaki bazı sistemlerin günün farklı saatlerinde farklı tempolarda çalışabildiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b58b9c202e762.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Gece geç saatte yenen ağır bir yemeğin daha zor sindirilmesi ya da sabah saatlerinde tansiyonun yükselmeye başlaması tesadüf olmayabilir. İnsan vücudu 24 saat boyunca aynı tempoda çalışmıyor. Sirkadiyen ritim olarak adlandırılan biyolojik saat; hormonlardan metabolizmaya, sindirimden kalp-damar sistemine kadar birçok sürecin gün içindeki düzenini etkiliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b58c7acfd1596__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>VÜCUDUN İÇ SAATİ ORGANLARI DA YÖNLENDİRİYOR</b></p>
<p>Biyolojik saat, gün ışığı başta olmak üzere çevresel sinyalleri değerlendirerek vücudun çalışma düzenini şekillendiriyor. Ancak bu sistem yalnızca uyku ve uyanıklıkla sınırlı kalmıyor. Karaciğer, bağırsaklar, kalp ve metabolik dokular gibi birçok sistemin de kendi biyolojik ritimleri bulunuyor.</p>
<p>Araştırmalar, bu ritimlerin birbiriyle uyum içinde çalışmasının enerji üretimi, hormon salınımı, vücut sıcaklığı ve metabolizma için önemli olduğunu gösteriyor. Uyku saatlerinin sık değişmesi, gece vardiyası veya düzensiz yaşam alışkanlıkları ise bu doğal düzeni olumsuz etkileyebiliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b598fe67d2723__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>SİNDİRİM SİSTEMİ GÜN BOYUNCA AYNI ÇALIŞMIYOR</b></p>
<p>Mide ve bağırsaklar biyolojik ritimden etkilenen sistemler arasında yer alıyor. Gün içinde sindirim sistemi daha aktif çalışabilirken, gece geç saatlerde aynı performansı göstermeyebiliyor. Bu nedenle geç saatlerde yenilen ağır yemekler bazı kişilerde hazımsızlık, şişkinlik veya uykuya geçişte zorlanma hissini artırabiliyor.</p>
<p>Bilimsel çalışmalar, glikoz metabolizması ve insülin duyarlılığının da gün içinde değişebildiğini gösteriyor. Bu durum, yalnızca ne yediğimizin değil, öğünlerin hangi saatlerde tüketildiğinin de metabolik sağlık açısından önem taşıyabileceğini düşündürüyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b591b753e2298__w1200xh800.jpg?w=800" /></p>
<p><b>KALP VE DAMAR SİSTEMİ DE RİTME UYUM SAĞLIYOR</b></p>
<p>Kalp atım hızı, kan basıncı ve bazı hormonların düzeyi gün boyunca sabit kalmıyor. Uyku sırasında bu değerler genellikle düşerken, sabaha karşı vücudun uyanmaya hazırlanmasıyla birlikte yeniden yükselmeye başlıyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu doğal değişimin biyolojik ritmin bir parçası olduğunu belirtiyor. Bazı kalp ve damar olaylarının sabah saatlerinde daha sık görülmesiyle biyolojik saat arasında ilişki kurulmasının nedenlerinden biri de bu fizyolojik değişiklikler olarak gösteriliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/07/06/6a4b5b306ece1585__w1200xh650.jpg?w=800" /></p>
<p><b>GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR VÜCUDUN RİTMİNİ ETKİLEYEBİLİYOR</b></p>
<p>Vücudun biyolojik saatini desteklemek için yalnızca yeterli uyumak değil, uyku ve yemek saatlerinde mümkün olduğunca düzenli olmak da önem taşıyor. Gün ışığından faydalanmak, gece geç saatlerde ağır öğünlerden kaçınmak ve düzenli fiziksel aktivite yapmak bu doğal ritmin korunmasına katkı sağlayabiliyor.</p>
<p>Burada önemli olan, organların yalnızca belirli saatlerde çalıştığını düşünmek değil; vücudun zamanlamaya duyarlı bir sistem olduğunu bilmek. Günlük alışkanlıklar bu ritimle uyumlu hale geldiğinde, sindirimden enerji düzeyine kadar birçok süreç daha dengeli ilerleyebiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
