<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye &#8211; Haber Sitesi</title>
	<atom:link href="https://akhisarhaber.xyz/category/turkiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://akhisarhaber.xyz</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Jun 2026 09:43:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://akhisarhaber.xyz/wp-content/uploads/2025/10/cropped-ChatGPT-Image-4-Eki-2025-17_16_44-32x32.png</url>
	<title>Türkiye &#8211; Haber Sitesi</title>
	<link>https://akhisarhaber.xyz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye ve Güney Kore ticari ilişkileri stratejik alanlarda güçleniyor</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/turkiye-ve-guney-kore-ticari-iliskileri-stratejik-alanlarda-gucleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2026 09:43:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/turkiye-ve-guney-kore-ticari-iliskileri-stratejik-alanlarda-gucleniyor/</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye ile Güney Kore arasındaki serbest ticaret anlaşması ile oluşturulan ortak komitenin 6. dönem toplantısının 23 Haziran'da başlaması beklenirken, iki ülke, ticari ilişkilerini özellikle nükleer enerji, yapay zeka, savunma sanayisi ve kritik mineraller gibi stratejik alanlarda derinleştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/22/6a38c633cf7df793.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Türkiye Güney Kore ile iş birliğini güçlendirmeye devam ediyor.</p>
<p>Geçmiş yıllarda yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Avrasya Tüneli iki ülke arasında yeni bir dönemin kapılarını araladı.</p>
<p>Türkiye ile Güney Kore arasındaki serbest ticaret anlaşması ile oluşturulan ortak komitenin 6. dönem toplantısının 23 Haziran&#8217;da Ankara&#8217;da gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>
<p><b>YATIRIM VE TEKNOLOJİ İŞ BİRLİĞİ</b></p>
<p>İki gün devam edecek toplantı kapsamında karşılıklı yatırımların ele alınması, dengeli bir ticaret için ileriye yönelik yol haritasının değerlendirilmesi amaçlandı.</p>
<p>Bu doğrultuda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler, Kore Savaşı&#8217;na dayanan güçlü siyasi bağların yanı sıra ticaret, yatırım ve teknoloji işbirliği temelinde gelişiyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/22/6a38c65a8e4e3775__w864xh485.jpg?w=800" /></p>
<p><b>SAVUNMA SANAYİİ VE DİJİTAL TEKNOLOJİLER</b></p>
<p>Özellikle 2012&#8217;de imzalanan ve 2013&#8217;te yürürlüğe giren STA ile yeni bir boyut kazanan ticari ilişkiler, son dönemlerde otomotivden savunma sanayisine, enerjiden dijital teknolojilere çeşitli alanlarda gelişiyor.</p>
<p>Türkiye, son dönemde özellikle nükleer enerji, yapay zeka, yarı iletkenler, batarya teknolojileri, kritik mineraller, inovasyon ve yenilenebilir enerji gibi stratejik alanlarda Güney Kore ile ortak projelerin geliştirilmesini önceliklendiriyor.</p>
<p><b>TİCARET HACMİ 50 MİLYAR DOLARI AŞTI</b></p>
<p>Türkiye&#8217;nin coğrafi olarak uzak ama yüksek ticaret potansiyeline sahip pazarlara dış satımını artırmak amacıyla geliştirdiği &#8220;Uzak Ülkeler Stratejisi&#8221; kapsamında yer alan Güney Kore, &#8220;ihracatta hedef pazar&#8221; listesinde de bulunuyor.</p>
<p>Söz konusu ülkeyle ikili ticaret, son yıllarda düzenli artış gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2021-2025 dönemini kapsayan 5 yılda Türkiye ile Güney Kore arasındaki ticaret hacmi 50,8 milyar dolar oldu. Ticaret hacmi geçen yıl 11,4 milyar doları, bu yılın ilk 4 ayında 3,7 milyar doları buldu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/22/6a38c69806ce7544__w864xh485.jpg?w=800" /></p>
<p><b>İHRACAT ÜRÜNLERİ</b></p>
<p>Söz konusu ülkeye ihracatta eczacılık ürünleri, metal cevherleri, mekanik cihaz ve aletler ile su ürünleri başta gelirken, bu ülkeden ithalatta demir ve çelik, plastikler ve mamulleri ile motorlu kara taşıtları öne çıktı.</p>
<p>Güney Kore ile yatırım alanındaki ilişkilerin derinleştirilmesi, istikrarlı ve kalıcı işbirliğinin oluşturulması açısından önem taşımakta.</p>
<p><b>ALTAY ANA MUHAREBE TANKI</b></p>
<p>Aralarında otomotiv üreticilerinden Hyundai, tüketici elektroniği, beyaz eşya ve iklimlendirme alanında faaliyet gösteren LG gibi dev şirketlerin de yer aldığı 226 Güney Koreli firmanın Türkiye&#8217;de yaklaşık 451 milyon dolarlık yatırımı bulunuyor.</p>
<p>İki ülke son dönemlerde, özellikle Altay ana muharebe tankı projesi başta olmak üzere, savunma sanayisi alanındaki işbirliğini çeşitli projeler aracılığıyla sürdürüyor.</p>
<p><b>SİNOP NÜKLEER SANTRALİ</b></p>
<p>Sinop&#8217;ta inşa edilmesi planlanan ikinci nükleer santral projesinde Güney Koreli şirketlerle görüşmelere de ağırlık veriliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/22/6a38c6b0494bf927__w864xh486.jpg?w=800" /><br /><span>Kaynak:</span> <span>Anadolu Ajansı (AA)</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Kupası&#8217;nda Hakan Çalhanoğlu&#8217;nun sözlerine rakip Avustralya&#8217;dan yanıt!</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/dunya-kupasinda-hakan-calhanoglunun-sozlerine-rakip-avustralyadan-yanit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:01:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/dunya-kupasinda-hakan-calhanoglunun-sozlerine-rakip-avustralyadan-yanit/</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Kupası'nda Türkiye ile karşılaşacak Avustralya Milli Takımı'nda Tony Popovic açıklamalarda bulundu. Popovic, Hakan Çalhanoğlu'nun sözleriyle ilgili basın mensubunun sorusuna yanıt verdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/6a2d01a0b17e9adcae6be976.jpg" /></p>
<p>2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında yarın Kanada&#8217;da Türkiye ile karşılaşacak Avustralya Milli Takımı&#8217;nın teknik direktörü Tony Popovic, güçlü bir rakibe karşı oynayacaklarını ama kazanacaklarına inandıklarını belirtti.</p>
<p>Tony Popovic, karşılaşmanın oynanacağı Vancouver&#8217;daki BC Place&#8217;te düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Popovic, her Dünya Kupası maçının önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:</p>
<div>
<div>
<div>
<div>Haberlerimizi Google’da Takip Edin</div>
<p><span>En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.</span></div>
<div><span>Google’da tercih edilen<br />kaynak olarak ekleyin</span></div>
</div>
</div>
<p>&#8220;Rakibinizin kim olduğu fark etmeksizin, her zaman iyi başlamak istersiniz. Yarın oldukça güçlü bir rakiple karşılaşacağız, biz hazırız. Tabii ki kazanmak istiyoruz, hedefimiz bu. Türkiye’ye karşı nerede avantajlı olduğumuzu biliyoruz, bunu şimdi söylemeyeyim. Gruptaki tüm takımlar bizi yeneceklerini iddia edecektir, önemli olan bizim hazır olmamız ve elimizden geleni yapmamız. Uzun süredir bu maça çalışıyoruz. Maç saatine hazır olacağız.&#8221;</p>
<p><strong>Hakan Çalhanoğlu sorusu</strong><br />Popovic, &#8220;Avustralya futbolunun saygı görmediğini söylemiştiniz, Hakan Çalhanoğlu da Türkiye’nin üstün olacağını söyledi. Sizin bu konudaki yorumunuz nedir?&#8221; sorusuna, &#8220;Bu yorumlara saygı duyuyorum, soru sorduğunuzda oyuncular istediği şekilde cevap verecektir, onlar da kazanmak istiyor. Türkiye’nin kazanmasını bekleyen de çok kişi var. Bizim yapacağımız şey bu beklentilerin aksini çıkarmak. Yarın da bunu yapmaya çalışacağız.&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Tony Popovic, Türkiye&#8217;de en dikkat edecekleri oyuncuların sorulması üzerine, &#8220;Çalhanoğlu ve Arda Güler var ama pek çok başka isim de söyleyebilirim. Çok güçlü bir ekip, tek tek ve birlikte ne kadar güçlü olduklarını gösterdiler. Montella geldikten sonra 24 yıl sonra Dünya Kupası&#8217;na katıldılar ve çok tutkulu bir takım, Türk halkı futbolu çok seviyor, Türkiye’nin taraftarları da çok tutkulu. Güçlü bir takım olduklarını biliyoruz. Türkiye’yi analiz ettik, kendimizi de düşünmemiz gerek, nasıl onlara sorun çıkarabiliriz, Avustralya futbolunu nasıl dünyaya güzel sunarız, güçlü ve saygı görmesi gereken bir takım olduğumuzu göstereceğiz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye çok kuvvetli bir ekip oluşturuyor&#8221;</strong></p>
<p>Popovic, &#8220;Teknik direktör Vincenzo Montella ile Türk milli takımında nelerin değiştiğini düşünüyorsunuz?&#8221; sorusunu şöyle cevaplandırdı:</p>
<p>&#8220;Güven oluştu, Türkiye&#8217;de çok iyi genç yetenekler var. Dünyanın iyi kulüplerinde oynuyorlar, elde ettikleri sonuçların da faydası oldu, Montella ile önemli başarılar elde ettiler. Oluşturdukları şey oldukça güçlü, Türkiye önümüzdeki 4 ila 8 sene boyunca etkili olacak çok kuvvetli bir ekip oluşturuyor. Çok pozitif bir futbolları var. Pek çok insan bizden bir şey beklemiyor, kendi ülkemiz hariç ama biz buna alışığız, yine de yarın iyi bir futbol oynayıp Avustralya futbolunun neler yapabileceğini göstereceğiz.&#8221;</p>
<p>Popovic, turnuva öncesinde sözleşmesinin uzatılmasının da kendisini gururlandırdığını söyledi.</p>
<p>Kanada&#8217;da Avustralyalı taraftarların kendilerine büyük destek vereceğini bildiklerini belirten Popovic, &#8220;Burada çok ciddi desteğe sahibiz, Avustralyalı taraftarların Vancouver’da hazır olduklarını biliyoruz. Biz de onları gururlandırmak istiyoruz. Ümit ediyorum ki maç bittikten sonra da gururlandırmış oluruz. Bu bizim için muhteşem. Kendi renklerinizi gördüğünüz zaman mutlaka bunu önemsiyoruz.&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Popovic, Mohamed Toure&#8217;nin sakatlığını atlattığını ve tüm oyuncularının oynamaya hazır olduğunu kaydetti.</p>
<p>Avustralya&#8217;nın orta saha oyuncularından Aiden O&#8217;Neill, uzun zamandır Türkiye maçını beklediklerini belirterek, zaman yaklaştıkça heyecanlarının arttığını vurguladı.</p>
<p>&#8220;Hazır ve yarın oynamayı bekliyoruz.&#8221; ifadelerini kullanan O&#8217;Neill, &#8220;Oyunun başından itibaren iyi oynamak istiyoruz, topa sahip olmak istiyoruz. Ben de elimden geleni yapacağım. Avustralyalı taraftarları burada görmek de heyecan verici olacak. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, detaylı çalışıyoruz. Her şey kontrol edildi, uyuduğumuz yastıklara kadar kontroller yapıldı, hazırız.&#8221; diye konuştu</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanada Başbakanı Carney’den Türkiye’ye övgü</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/kanada-basbakani-carneyden-turkiyeye-ovgu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:24:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/kanada-basbakani-carneyden-turkiyeye-ovgu/</guid>

					<description><![CDATA[Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye’nin NATO içindeki kritik rolüne ve bölgesel etkisine dikkat çekerek Ankara ile ilişkilerin her geçen gün daha da derinleştiğini söyledi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2ba54b958ff194.jpg?w=1200&amp;h=675" /></p>
<p>Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin gelişen seyrine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, Ankara’nın hem NATO içerisindeki konumuna hem de bölgesel etkinliğine vurgu yaptı. Türkiye’yi yalnızca ittifakın önemli bir üyesi olarak değil, aynı zamanda geniş bir coğrafyada belirleyici rol üstlenen stratejik bir aktör olarak nitelendiren Carney, iki ülke arasındaki iş birliğinin giderek güçlendiğini ifade etti.</p>
<p>Toronto’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kanada Başbakanı, Türkiye ile ilişkilerin geleceğine yönelik olumlu mesajlar verirken, önümüzdeki aylarda Ankara ile temaslarını artıracağını da açıkladı.</p>
<p><b>“TÜRKİYE NATO’NUN EN ÖNEMLİ MÜTTEFİKLERİNDEN BİRİ”</b></p>
<p>Carney, açıklamasında Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığına dikkat çekerek  ülkenin, ittifakın güvenlik mimarisinde vazgeçilmez bir konuma sahip olduğunu belirtti.</p>
<p>Türkiye’nin jeopolitik konumu, askeri kapasitesi ve bölgesel krizlerde oynadığı rol nedeniyle NATO açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Carney, Ankara’nın güvenlik politikalarında etkin ve belirleyici bir aktör olduğunu söyledi.</p>
<p>Kanada Başbakanı, <b><em>“Türkiye, inanılmaz derecede önemli bir NATO müttefiki” </em></b>sözleriyle Ankara’nın ittifak içindeki stratejik değerine vurgu yaptı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://imgcdn.ensonhaber.com/media/esh/2026/06/12/6a2ba59f3021c166__w864xh486.jpg?w=800" /></p>
<p><b>BALKANLAR, ORTA DOĞU VE KAFKASYA VURGUSU</b></p>
<p>Carney, Türkiye’nin etkisinin yalnızca NATO çerçevesiyle sınırlı olmadığını belirterek, ülkenin geniş bir coğrafyada önemli bir güç merkezi olarak öne çıktığını ifade etti.</p>
<p>Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, Kafkasya’dan çevre bölgelere kadar uzanan stratejik hatta Türkiye’nin etkili bir konuma sahip olduğunu kaydeden Carney, Ankara’nın bölgesel istikrar, diplomasi ve güvenlik konularında önemli sorumluluklar üstlendiğini dile getirdi.</p>
<p>Kanadalı lider, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada en önemli stratejik ortaklardan ve güçlerden biri olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki temasların bu çerçevede daha da önem kazandığını söyledi.</p>
<p><b>“İLİŞKİLERİMİZ DERİNLEŞİYOR”</b></p>
<p>Kanada ile Türkiye arasındaki ilişkilerin son dönemde daha güçlü bir zemine oturduğunu ifade eden Carney, karşılıklı iş birliğinin farklı alanlarda gelişmeye devam ettiğini kaydetti.</p>
<p>Savunma, güvenlik, ticaret ve diplomasi başta olmak üzere birçok konuda Ankara ile yakın temas halinde olduklarını belirten Carney, <b><em>“Türkiye ile derinleşen bir ilişkimiz var.”</em></b> diyerek iki ülke arasındaki olumlu diyaloğun altını çizdi.</p>
<p>Uzmanlar, Carney’nin açıklamalarının, Kanada’nın Türkiye ile ilişkilerini daha ileri bir seviyeye taşıma iradesinin göstergesi olarak değerlendirildiğini belirtiyor.</p>
<p><b>NATO ZİRVESİ İÇİN ANKARA’YA GELECEK</b></p>
<p>Kanada Başbakanı, Türkiye ile temaslarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini açıkladı. Bu kapsamda Carney, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi toplantısına katılacağını duyurdu.</p>
<p>Zirvede ittifakın güvenlik gündemi, bölgesel gelişmeler ve küresel tehditlere karşı ortak politikaların ele alınması beklenirken, liderler arasındaki ikili görüşmelerin de diplomatik temaslara ivme kazandıracağı değerlendiriliyor.</p>
<p><b>YIL SONUNDA YENİDEN TÜRKİYE ZİYARETİ PLANLIYOR</b></p>
<p>Carney, NATO Zirvesi’nin ardından yıl sonuna doğru Türkiye’ye bir kez daha gelmeyi planladığını belirterek, Ankara ile sürdürülen diyaloğun devam edeceğinin mesajını verdi.</p>
<p>Bu ziyaretin, Kanada-Türkiye ilişkilerinin ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutlarında yeni iş birliği alanlarının değerlendirilmesine zemin hazırlaması bekleniyor.</p>
<p>Kanada Başbakanı’nın açıklamaları, iki NATO müttefiki arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin olumlu beklentileri güçlendirirken, Türkiye’nin uluslararası diplomasi ve bölgesel güvenlik alanındaki stratejik konumuna yönelik dikkat çekici bir değerlendirme olarak öne çıktı.</p>
<p><span>Kaynak:</span> <span>Anadolu Ajansı (AA)</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>A Milli Takım&#8217;ın Venezuela galibiyeti dünya basınında! &#8216;Dünya Kupası&#8217;nda ortalığı karıştıracak gibi</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/a-milli-takimin-venezuela-galibiyeti-dunya-basininda-dunya-kupasinda-ortaligi-karistiracak-gibi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:01:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/a-milli-takimin-venezuela-galibiyeti-dunya-basininda-dunya-kupasinda-ortaligi-karistiracak-gibi/</guid>

					<description><![CDATA[Dünya Kupası için ABD'ye giden A Milli Takım, turnuva öncesinde son hazırlık maçına çıktı ve Venezuela'yı 2-1 mağlup etti. Bizim Çocuklar'ın zaferi dünya basınında yankı buldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/6a25293fcb5ce1514498e9d4.jpg" /></p>
<p>2026 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Venezuela ile A Milli Takım karşı karşıya geldi. Milliler, Florida&#8217;daki Inter Miami FC Stadı&#8217;nda oynanan müsabakada 1-0 geriye düşmesine rağmen sahadan 2-1&#8217;lik galibiyetle ayrıldı.</p>
<p>Venezuela&#8217;nın tek golünü 14. dakikada Mendoza aterken Milli Takım&#8217;ın golleri 44. dakikada Barış Alper Yılmaz ve 54. dakikada Yunus Akgün&#8217;den geldi. Bu skorla birlikte A Milli Takım, Dünya Kupası öncesi düzenlenen iki hazırlık maçını da galibiyetle kapatmış oldu.</p>
<p>Galibiyet dünya basınında da yer buldu</p>
<div>
<div>
<div>
<div>Haberlerimizi Google’da Takip Edin</div>
<p><span>En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.</span></div>
<p><span>Google’da tercih edilen<br />kaynak olarak ekleyin</span></div>
</div>
<p><em><strong>Yazılanlar şu şekilde:</strong></em></p>
<p><strong>MARCA: Türkiye, Miami&#8217;de Venezuela karşısında geri dönüş yaptı</strong></p>
<p>&#8220;Türkiye, bu Cumartesi günü ABD&#8217;nin Fort Lauderdale kentindeki Chase Stadyumu&#8217;nda oynanan dostluk maçında Venezuela&#8217;yı 1-2 mağlup etti. Vincenzo Montella&#8217;nın öğrencileri, normal sürenin ilk çeyreği dolmadan karmaşıklaşan bir maçı tersine çevirdi. 13. dakikada kanat oyuncusu Gleiker Mendoza, Vinotinto&#8217;yu öne geçirmişti. Ukrayna&#8217;nın FC Kryvbas Kryvyi Rih takımından Mendoza, rakip ceza sahasına sızdı ve neredeyse yere düşecek gibi göründüğü anda, Türk ağlarını havalandırdı. O ana kadar her iki milli takımın ilk karşılaşmasında oyun dengeli bir şekilde ilerliyordu. Ancak, köşe vuruşunun ardından Venezuela kalecisi José Contreras&#8217;ın uzaklaştırmaya çalıştığı top, Barış Alper Yılmaz&#8217;a çarptı ve Yılmaz bu karışıklığı değerlendirerek rakip kaleyi havalandırdı. Galatasaray&#8217;ın forveti Yunus Akgün, Real Madrid&#8217;li Arda Güler&#8217;in asistiyle, Contreras&#8217;ı çaresiz bırakan ceza sahası dışından attığı muhteşem bir şutla galibiyet golünü kaydetti. Böylece Avrupa takımı, 14 Haziran&#8217;da Avustralya ile oynayacağı Dünya Kupası maçında sahneye çıkmanın yolunu açtı. 2002&#8217;de Güney Kore ve Japonya&#8217;da düzenlenen turnuvadan bu yana ilk kez Dünya Kupası&#8217;na geri dönecek olan Türkiye, turnuvanın ev sahibi ülkelerinden biri olan ABD ve Cuma günü başka bir hazırlık maçında Nikaragua&#8217;yı 4-0 mağlup eden Paraguay ile birlikte D Grubu&#8217;nda yer alıyor.&#8221;</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2528dfcb5ce1514498e9b7.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>AS: Dünya Kupası&#8217;nda ortalığı karıştıracak gibi</strong></p>
<p>&#8220;Türkiye, sağlam bir savunma performansı sergileyerek Dünya Kupası öncesindeki son hazırlık maçında galibiyete ulaştı ve Florida’nın Fort Lauderdale kentindeki Chase Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Venezuela’yı 2-1 mağlup etti. Türk milli takımı, dünyanın en prestijli futbol turnuvasında ilk maçına çıkmadan önce hazırlıklarını en iyi şekilde tamamlamayı hedefledi. Türkiye&#8217;nin üstünlüğüyle geçen ilk dakikalarda, skoru açan taraf Güney Amerikalılar oldu. Gleiker Mendoza topu kontrol etti ve Türk kalesinin üst köşesine muhteşem bir şut gönderdi ve 13. dakikada skoru açtı. Dakikalar geçtikçe Türkiye topu daha fazla elinde tutmaya başladı, ancak skoru eşitlemeyi ancak devre bitimine az bir süre kala başardı. Venezuela savunmasının kötü bir top uzaklaştırması, Barış Alper Yılmaz’a gol kapısını açtı; Yılmaz hiç tereddüt etmeden 44. dakikada sert bir vuruşla topu ağlara gönderdi. İkinci yarıda en iyi anlar Türkiye&#8217;ye aitti ve çok geçmeden öne geçmeyi başardı. 53. dakikada Yunus Akgün, ceza sahası çizgisinde topu aldı ve muhteşem bir şutla kaleci José Contreras&#8217;ı geçerek Türkiye&#8217;ye üstünlük sağladı.&#8221;</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2528ebcb5ce1514498e9b9.jpg" /></img></div>
</div>
<p>Dakikalar geçtikçe Türkiye topu daha fazla elinde tutmaya başladı, ancak skoru eşitlemeyi ancak devre bitimine az bir süre kala başardı. Venezuela savunmasının kötü bir top uzaklaştırması, Barış Alper Yılmaz’a gol kapısını açtı; Yılmaz hiç tereddüt etmeden 44. dakikada sert bir vuruşla topu ağlara gönderdi. İkinci yarıda en iyi anlar Türkiye&#8217;ye aitti ve çok geçmeden öne geçmeyi başardı. 53. dakikada Yunus Akgün, ceza sahası çizgisinde topu aldı ve muhteşem bir şutla kaleci José Contreras&#8217;ı geçerek Türkiye&#8217;ye üstünlük sağladı.&#8221;</p>
<p><strong>GLOBO: Türkiye, Venezuela&#8217;yı geriye düşmesine rağmen mağlup etti</strong></p>
<p>&#8220;Dünya Kupası&#8217;na katılamayacak olan Venezuela, 12. dakikada forvet Gleiker Mendoza&#8217;nın golüyle skoru açtı. Ancak Türkiye, Galatasaray&#8217;ın kanat oyuncusu Barış Alper Yılmaz&#8217;ın golüyle ilk yarıda skoru eşitledi. İkinci yarıda, yine Galatasaray&#8217;da forma giyen forvet Yunus Akgün&#8217;ün golüyle 8. dakikada skor tersine döndü. Türkiye&#8217;nin iki golü de, Real Madrid&#8217;in orta saha oyuncusu Arda Güler&#8217;in asistleriyle geldi. Takımın en önemli oyuncusu olan Güler, sekiz maçtır yenilmeyen ve bu yıl oynadığı dört maçı da kazanan milli takımın yıldızı. Geçtiğimiz Pazartesi günü Türkiye, bir hazırlık maçında Kuzey Makedonya&#8217;yı 4-0 mağlup etmişti. Avustralya ile oynayacakları Dünya Kupası açılış maçının ardından Türk milli takımı, ikinci turda Paraguay ile karşılaşacak ve grup aşamasını ABD ile oynayacağı maçla tamamlayacak. Bu, Türkiye&#8217;nin katıldığı üçüncü Dünya Kupası olacak. İlki, üçüncü sırada tamamladığı 2002 Dünya Kupası&#8217;ndaki tarihi performansından bu yana ilk kez. İlki ise 1954&#8217;te İsviçre&#8217;de düzenlenen Dünya Kupası&#8217;ydı ve o turnuvada ilk turu geçememişti.&#8221;</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a2528f8cb5ce1514498e9bb.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>SWISINFO: 1-2. Türkiye, Venezuela&#8217;yı mağlup ederek Dünya Kupası yolunda güven kazandı</strong></p>
<p>&#8220;Vincenzo Montella&#8217;nın öğrencileri, normal sürenin ilk çeyreği dolmadan karmaşık bir hal alan maçı tersine çevirdiler; 13. dakikada kanat oyuncusu Gleiker Mendoza, Vinotinto&#8217;yu öne geçirmişti. Ukrayna&#8217;nın FC Kryvbas Kryvyi Rih takımında forma giyen Mendoza, rakip ceza sahasına girdi ve neredeyse yere düşecek gibi göründüğü anda, Türk ağlarını havalandıran bir şut çekti. O ana kadar, her iki milli takımın ilk karşılaşmasında oyun dengeli bir seyir izliyordu. Ancak, köşe vuruşunun ardından Venezuela kalecisi José Contreras&#8217;ın uzaklaştırmaya çalıştığı top, Barış Alper Yılmaz&#8217;a çarptı ve Yılmaz, bu karışıklığı değerlendirerek rakip kaleyi havalandırdı. Galatasaray&#8217;ın forveti Yunus Akgün, Real Madrid&#8217;den Arda Güler&#8217;in asistinin ardından, Contreras&#8217;ı çaresiz bırakan ceza sahası dışından attığı muhteşem bir şutla galibiyet golünü kaydetti. Böylece Avrupa ekibi, 14 Haziran&#8217;da Avustralya ile oynayacağı Dünya Kupası maçında sahneye çıkmanın yolunu açtı. 2002&#8217;de Güney Kore ve Japonya&#8217;da düzenlenen turnuvadan bu yana ilk kez Dünya Kupası&#8217;na geri dönecek olan Türkiye, turnuvanın ev sahiplerinden biri olan ABD ve Cuma günü başka bir hazırlık maçında Nikaragua&#8217;yı 4-0 mağlup eden Paraguay ile birlikte D Grubu&#8217;nda yer alıyor. Kosova&#8217;yı 1-0 mağlup ederek ve UEFA elemelerinde İspanya&#8217;nın ardından ikinci sırada yer alarak üçüncü kez Dünya Kupası&#8217;na katılma hakkı kazandı.&#8221;</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a25290fcb5ce1514498e9c3.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>BALONAZOS: Türkiye, Fort Lauderdale&#8217;de oynanan hazırlık maçında Venezuela&#8217;yı 2-1 mağlup etti</strong></p>
<p>&#8220;Fort Lauderdale&#8217;deki DRV PNK Stadyumu&#8217;nda oynanan yüksek tempolu hazırlık maçında Türkiye Milli Takımı, Venezuela Milli Takımı&#8217;nı 2-1 mağlup etti. Bu karşılaşma, her iki takımın da yaklaşan resmi turnuvalar öncesinde kilit oyuncularını denemelerine olanak sağlarken, Vinotinto için olumsuz sonuçlara rağmen futbol açısından olumlu izlenimler bıraktı. Maçın başlangıcından itibaren iki takım da riske girmeye hazır olduğunu gösterdi. Türkiye, topun kontrolünü ele geçirerek inisiyatifi ele aldı ve kanat oyuncularının hızını kullanarak Güney Amerika ekibinin ceza sahasında tehlike yaratmaya çalıştı. 13. dakikada Gleiker Mendoza&#8217;nın muhteşem bir hareketinin ardından Vinotinto takımı skoru açtı. Ancak Türkiye, karakterli bir tepki gösterdi. Avrupa ekibi hatlarını öne çıkardı ve ilk yarının sonlarında kazanılan bir köşe vuruşu sayesinde skoru eşitledi. Takımlar 1-1&#8217;lik skorla devre arasına girdi. İkinci yarıda değişiklikler yapıldı ve Türkiye&#8217;nin sahadaki hakimiyeti arttı. 54. dakikada Akgün Yunus&#8217;un muhteşem şutuyla skor 1-2 oldu ve Türkiye öne geçti. Maçın geri kalanında başka gol olmadı, ancak iki takımda da birçok oyuncu değişikliği yapıldı.&#8221;</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a252919cb5ce1514498e9c8.jpg" /></img></div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mourinho AİHM’e Türkiye&#8217;yi şikayet etti!</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/mourinho-aihme-turkiyeyi-sikayet-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/mourinho-aihme-turkiyeyi-sikayet-etti/</guid>

					<description><![CDATA[Portekizli çalıştırıcı, Fenerbahçe dönemde aldığı disiplin cezalarıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Mourinho, Türkiye’deki futbol disiplin organlarının bağımsız olmadığını ve yaptırımların ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini öne sürdü]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/6a226899cb5ce1514498d9a8.jpg" /></p>
<p>Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Jose Mourinho, Türkiye’de görev yaptığı dönemde aldığı disiplin cezalarıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM, başvuruyu işleme alarak Türkiye’den resmi savunma talep etti.</p>
<p>Portekizli teknik adam, Süper Lig’deki görev sürecinde Türkiye Futbol Federasyonu bünyesindeki Disiplin Kurulu tarafından verilen cezaları yargıya taşıdı. Özellikle Kasım 2024’te oynanan Trabzonspor maçının ardından aldığı ‘soyunma odasından men’ cezası ve para cezalarına itiraz eden Mourinho, Tahkim Kurulu’nun kararı onamasının ardından dosyayı AİHM’e götürdü. Mourinho, başvurusunda Türkiye’deki futbol disiplin organlarının bağımsız olmadığını ve verilen yaptırımların ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini öne sürdü. Ayrıca gerekçeli kararın kendisine zamanında tebliğ edilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savundu.</p>
<p>Türkiye’nin konuya ilişkin görüşünü bildirmek için en fazla 6 ay süresi bulunuyor. Bu arada İstanbul Anadolu 36. Asliye Hukuk Mahkemesi, Jose Mourinho’nun 24 Şubat’taki Galatasaray–Fenerbahçe derbisinin ardından sarı-kırmızılı kulübün yaptığı paylaşımlar nedeniyle açtığı 1.907.000 TL tutarındaki manevi tazminat davasını reddetti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün &#8216;Bulun&#8217; emri verdiği safkan! Kömür madeninde bulundu, soyu pistlerde koşuyor</title>
		<link>https://akhisarhaber.xyz/ataturkun-bulun-emri-verdigi-safkan-komur-madeninde-bulundu-soyu-pistlerde-kosuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:28:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://akhisarhaber.xyz/ataturkun-bulun-emri-verdigi-safkan-komur-madeninde-bulundu-soyu-pistlerde-kosuyor/</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk 'Bu atı bulun' dediği gün Türk atçılığının tarihini değiştirdi. Bağdat hipodromlarında namağlup koşan safkan, kömür madeninde yaralı bulunurken; Suriye'nin dağlarından getirilen bir diğer efsane ise ölüm haberini Ankara'ya vermekten korkan bir Hara müdürünün telgrafıyla tarihe geçti. Soyları bugün hâlâ Türk yarış pistlerinde koşan Baba Sa'd ve Baba Kuruş neden bu kadar önemliydi ve Türk atçılığının seyrini nasıl değiştirdi?]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/6a1ede03a15d66caecaa4311.jpg" /></p>
<p><strong>Fazilet Şenol / Milliyet.com.tr &#8211;</strong> 1930&#8217;lu yılların başı&#8230; Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk yabancı bir gazeteye bakıyordu. Sayfaların birinde, sütunlar arasına sıkışmış küçük bir fotoğraf dikkatini çekti. İnce bacakları, geniş alnı ve asil duruşuyla bir Arap safkanıydı. Mustafa Kemal Atatürk yaveri Salih Bozok&#8217;a döndü ve talimat verdi: <em><strong>&#8220;Bu atı bulun. Onunla atçılığımızın temelini atalım.&#8221;</strong></em></p>
<p>O sabah söylenen bu birkaç kelime, Türk atçılık tarihinin seyrini değiştirecekti. Fakat işin o kadar da basit olmadığı kısa sürede anlaşıldı. Çünkü aranan at; Bağdat hipodromlarından Bombay yarış pistlerine, oradan kömür madenlerinin tozuna karışmış bir efsaneydi. Bulunması için aylar geçmesi, aşiretlerin kapısını tek tek çalmak gerekmesi ve sonunda kimsenin tahmin etmediği bir sahneyle yüzleşilmesi gerekecekti.</p>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a1ed504a15d66caecaa42b4.jpg" /></img></div>
</div>
<p><span>Heyette görev alan kişiler: Ortadaki M.Nurettin Aral, Soldaki Prof. Dr. Selahattin Batu</span></strong></p>
<p><strong>&#8216;ARAP ATININ ANAYURDU ÇÖKÜYOR&#8217;</strong></p>
<p>1930&#8217;ların başında Türkiye&#8217;de tarım ve hayvancılık alanında ciddi bir dönüşüm yaşanıyordu. Cumhuriyet, yalnızca siyasi sınırlarını değil; toprağını, suyunu, hayvanını da yeniden inşa ediyordu. Bu dönüşümün en sessiz ama en kalıcı halkalarından biri, safkan Arap atçılığına ilişkin alınan stratejik bir karardı. Tarım Bakanlığı uzmanlarının hazırladığı raporda, safkan Arap atının tarihsel anayurdu kabul edilen Arabistan coğrafyasında, en seçkin soyların hızla erimekte olduğu yazıyordu. <strong>Aşiretler dağılıyor, atlar satılıyor, efsane kan hatları birbirinden kopuyor, yok oluyordu. 1932 yılında ilk uzman heyet bölgeye gönderildi. Musul&#8217;dan Kerkük&#8217;e, Halep&#8217;ten Basra&#8217;ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, aşiretlerin ahırlarından hipodromların kayıt defterlerine kadar her şey tek tek tarandı.</strong> Bu çalışmaların meyvesi olarak 22 safkan Arap atı Türkiye&#8217;ye getirildi. Ancak asıl büyük operasyon henüz başlamamıştı.</p>
<p><strong>ÜÇ KİŞİLİK HEYET PEŞİNE DÜŞTÜ</strong></p>
<p>Veteriner hekimler M. Nurettin Aral, Prof. Dr. Selahattin Batu ve Zootekni at uzmanı İhsan Akhun&#8217;un başını çektiği üç kişilik özel bir ekip, Orta Doğu&#8217;ya hareket etti. Görevleri dünyanın en asil Arap atı kan hatlarını bulmak ve Türkiye&#8217;ye taşımaktı.</p>
<p>Heyet, aylar boyunca at sırtında zorlu yollar aşarak uzun mesafeler katetti. Humus&#8217;tan Hama&#8217;ya, Halep&#8217;ten Şam&#8217;a, Bağdat sokaklarından çöl aşiretlerinin çadırlarına kadar uzanan bu yolculuk, sıradan bir alım-satım gezisi değildi.<strong> Her hayvan özenle incelendi; soy belgeleri sorgulandı, fiziksel özellikler ölçüldü, yarış geçmişleri araştırıldı. Uzun arayışlar sonucunda heyet, Bağdat&#8217;ın kenar mahallesindeki karanlık bir kömür madeninde, ekibin aradığı atla karşılaştı.</strong></p>
<p><strong>KÖMÜR MADENİNE KAPATILDI</strong></p>
<p>Baba Sa&#8217;d, 1928&#8217;de Bağdat&#8217;ta doğmuştu. Babası &#8216;Ebu Küheylettül Cietni&#8217;, annesi &#8216;Ümü Küheyletül Sa&#8217;de&#8217; olan bu safkan, dönemin en seçkin Şübuvve ailelerinden birine mensuptu. Uzmanların &#8216;dönemin en asil kan hatlarından biri&#8217; dediği bu soy, Arap at yetiştiriciliğinin çok az çevresinde bilinen kadim bir mirastı. <strong>Küçük yaşından itibaren hız ve karakteriyle dikkat çeken Baba Sa&#8217;d, kısa sürede Bağdat&#8217;ın yarış pistlerinde adından söz ettirdi. Dönemin bütün önemli koşularını kazandı, hipodromlarda rakipsiz bir şöhrete kavuştu. O kadar değerliydi ki Hindistan&#8217;dan aygır için tam 12 bin rupi, yani dönemin parasıyla yaklaşık 10 bin Türk lirasına karşılık gelen bir teklif yapıldı. Sahibi teklifi reddediyordu.</strong></p>
<p><strong>ALINTI &#8211; Baba Sa&#8217;d&#8217;ın sonraki durağı Bombay oldu. Burada da kazandı. Ancak büyük turnuvalardan birinde binicisinin kritik bir hatası, o güne kadar kaybetmeye alışkın olmayan şampiyonun ilk yenilgisini getirdi. Sahibi bu yenilgiyi affetmedi. Hipodromların gözdesi, birkaç ay içinde Bağdat&#8217;ın bir kömür madenine gönderildi. Artık şampiyon, sırtında yük taşıyarak çalıştırılıyor, üstelik yaralı halde bunu yapmaya devam ettiriyordu. Türk heyeti onu tam da bu halde buldu. Atı satın almak istediklerinde aldıkları yanıt kesindi: <em>&#8220;Bu at artık yaramaz. Son yarışını kaybetti. Cezasını burada çalışarak çekecek.&#8221;</em></strong></p>
<p>Heyetin ikna çabası uzun sürdü. Saati, günü, pazarlığı tam olarak kimse bilmiyor. Ancak sonunda tek şart içeren bir anlaşmaya varıldı: At bir daha yarışlara katılmayacak, yalnızca damızlık olarak kullanılacaktı. Böylece Baba Sa&#8217;d, 1933 yılında 850 franga satın alınarak Türkiye&#8217;ye getirildi.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a1ed568a15d66caecaa42bc.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>&#8216;BÜYÜK KAYIP YAŞADI&#8217;</strong></p>
<p>İkinci büyük efsanenin hikâyesi ise farklı bir coğrafyada, Suriye&#8217;nin dağlık kuzeybatısında başlıyordu. Akkar Dağı eteklerindeki küçük Halbe köyü, o yıllarda Suriye Arap atçılığının en önemli merkezlerinden biriydi. Buradaki Abdülhamit Ağa&#8217;nın ahırında, 1921 doğumlu Baba Kuruş yaşıyordu. Babası &#8216;Seklavii Şieyfi&#8217;, annesi &#8216;Küheyletülkuruş&#8217; olan bu safkan, Kuruş hattının (Arap at yetiştiriciliğinin en kadim ve en prestijli soy hatlarından birinin) nadir temsilcilerindendi. <strong>Baba Kuruş henüz Türkiye&#8217;ye gelmeden önce bile adı bölge sınırlarını çoktan aşmıştı. Yavrularının Suriye ve Mısır yarışlarında rakipsiz olduğu haberler bir kıtayı dolaşıyordu.</strong> Türk heyeti Baba Kuruş&#8217;u Abdülhamit Ağa&#8217;dan satın aldığında dönemin ünlü yetiştiricilerinden Hami Farasi, durumu tek bir cümleyle özetledi: &#8220;<em><strong>Suriye ve Lübnan Arap atçılığı büyük kayıp yaşadı.</strong></em>&#8220;<strong> 23 bin 100 franga el değiştiren efsane aygır, Türkiye&#8217;ye doğru yola çıktı.</strong></p>
<p><strong>KARACABEY&#8217;E GÖNDERİLDİLER</strong></p>
<p>Baba Sa&#8217;d ve Baba Kuruş, Türkiye&#8217;ye gelişlerinin ardından Bursa&#8217;da bulunan Karacabey Harası&#8217;nda damızlık olarak kullanılmaya başlandı.<strong> Baba Sa&#8217;d 17 yıl boyunca 147 tay verdi.</strong> Bu tayların arasından çıkan isimler bugün hâlâ Türk yarışçılık tarihinin altın sayfalarında yer alıyor: <strong>Akbatur, Satvet, Albatur, Caş, Ersoylu, Haberbatur, Uludağ, Özgünhan, Kafkaslı, Ayabakan…</strong></p>
<p>Baba Kuruş ise 11 yıl boyunca 141 tay verdi. Uzmanlar onun hattını bugün de özellikle tanımlıyor:<strong> Güçlü kemik yapısı, olağanüstü dayanıklılık, üstün yarış karakteri ve ilginç bir özellik olarak yumuşak huyluluk.</strong> Bir yarış atı için bu kombinasyon nadir bulunuyordu.</p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a1ed5c9a15d66caecaa42c6.jpg" /></img></div>
</div>
<p><strong>&#8216;KURUŞ YATTI KALKMAZ&#8217;</strong></p>
<p>Takvimler 1945&#8217;i gösterdiğinde Baba Kuruş hastalandı. Ankara&#8217;dan sürekli bilgi isteniyordu. Atın sağlığına olan ilgi o kadar yoğundu ki dönemin yöneticileri; Ankara&#8217;dan sürekli bilgi isterken, <em><strong>&#8220;Mutlaka Baba Kuruş&#8217;u iyileştirin. Sakın bize öldüğünü söylemeyin</strong></em>&#8221; diye Hara&#8217;ya haber gönderdiği rivayet edilmişti. Ancak Baba Kuruş tüm çabalara rağmen öldü. Sonunda Hara Müdürü Mümtaz Bey telgrafın başına oturdu ve sadece bir cümle yazdı: &#8220;<em><strong>Kuruş yattı kalkmaz, Hara Müdürü Mümtaz.&#8221;</strong></em> Bugün bu telgraf, Hara tarihinin en çok anlatılan belgeleri arasında yer alıyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;NİN İLK AT ANIT MEZARLIĞI</strong></p>
<p>Baba Sa&#8217;d ve Baba Kuruş öldüklerinde, bulundukları yere defnedildiler. Zamanla önceki işletme müdürleri de bu alanı anıt mezara dönüştürdü. Etrafı kapatıldı, üstüne çatı gerildi, türbe biçiminde bir yapı inşa edildi. Bugün Karacabey Harası&#8217;nın bu köşesi, Türkiye&#8217;nin ilk at anıt mezarlığı olma özelliğini taşıyor.</p>
<p><strong>DNA&#8217;DAN SOY DEFTERİNE SİSTEMATİK İLERLİYOR</strong></p>
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki TİGEM&#8217;e bağlı Karacabey Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Eren Karabulut Türkiye&#8217;de safkan Arap atçılığının yalnızca tarihi değil, bugünkü işleyişi de dikkat çekici bir titizlik içerdiğini şu sözlerle anlattı:</p>
<p><strong>ALINTI &#8211; &#8220;Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Yüksek Komiserler Kurulu, her atın soy kaydını düzenli olarak tutuyor. Doğan her tay mikroçip takılarak kimliklendiriliyor ve taydan kan örneği alınıyor; DNA analizi yapılmak üzere Merkez Veteriner Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü&#8217;ne gönderiliyor, anne-baba doğrulaması kesin olarak yapılıyor. İnsan tıbbında yalnızca şüpheli durumlarda başvurulan DNA doğrulaması, Türk atçılığında her doğumda zorunlu. Bu sayede her atın yedi-sekiz nesil geriye uzanan soyu eksiksiz biçimde korunuyor. Baba Sa’d ve Baba Kuruş’un soyu, bugün Türk yarış pistlerinde koşan safkan Arap atlarının büyük çoğunluğunun pedigresinde yaşamaya devam ediyor. Soy devamlılığını korumak adına altı büyük aygır hattına dengeli dağılım sağlanıyor: Sa&#8217;d, Hilalüzzaman, Kuruş, Berk, Alkuruş ve Seklavi.&#8221; &#8211; Eren Karabulut</strong></p>
<p><strong></p>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/770x0/6a1ed5e0a15d66caecaa42cf.jpg" /></img></div>
</div>
<p></strong></p>
<p><strong>&#8216;KÜLTÜREL HAFIZA OLUŞTURMAYI AMAÇLIYORUZ&#8217;</strong></p>
<p>Akrabalı yetiştiriciliğin oluşturabileceği genetik risklerin önüne geçebilmek amacıyla eşleştirmelerin bilimsel yetiştirme kriterlerine göre yapıldığını ifade eden Karabulut, yakın akraba kombinasyonlarından özellikle kaçınıldığını belirtti. Bir önceki yıl kullanılan aygırlardan doğan tayların performans ve fenotipik özelliklerinin de değerlendirilerek aygır-kısrak eşleşmesinin buna göre şekillendirildiğini söyleyen Karabulut, tüm sürecin 3 işletmede bulunan toplam yaklaşık 500 atla çalışan uzman veteriner hekimlerden oluşan bir heyet tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Bugün bu baba hatlarının temsilcilerinin Karacabey İşletmesinde; Baba Mevlüt, Altıncı His, Sonalp ve Ender Efe, Malatya Sultansuyu İşletmesi&#8217;nde Özgünhan, Taykut, Kafkas Şahı ve Yılmabaşar, Eskişehir&#8217;deki Anadolu Tarım İşletmesi&#8217;nde ise Semend ve Serdümen&#8217;in yaşatıldığını söyledi. </p>
<p>2026 yılının başında Karacabey&#8217;deki o küçük anıt mezarlığa iki isim daha eklendiğini belirten Eren Karabulut, <em><strong>&#8220;Baba Sa&#8217;d soyundan gelen ve sayısız şampiyonun babası Caş (2017&#8217;de hayatını kaybetmişti) ile Seklavi hattının değerli temsilcisi olan Bilgin (2019&#8217;da hayatını kaybetmişti) için iki ay önce anıt mezarlar tamamlandı.  Onları yaptırmak da bizlere nasip oldu. TİGEM, Türk Arap atçılığının en önemli mihenk taşlarından biridir. Kurumun sahip olduğu bu değerleri koruyup görünür kılarak, gelecek nesillere aktarılabilecek bir kültürel hafıza oluşturmayı amaçlıyoruz</strong></em>” dedi. Eren Karabulut sözlerini şöyle noktaladı:</p>
<p><strong>ALINTI &#8211; &#8220;Modern Türk Arap atçılığının temeli, 1932–1936 yılları arasında gerçekleştirilen heyet çalışmaları ve bu süreçte ülkeye getirilen damızlık hatlarla atılmıştır. Bu atlar, kökeni itibarıyla Türk yetiştiricilik geleneği içinde değerlendirilen hatların devamıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap Yarımadası üzerinde uzun süreli hâkimiyet kurmuş bir devlet yapısına sahip olması ve Türklerin atı evcilleştiren ilk topluluklardan biri olarak tarihsel rolü de bu sürecin arka planını oluşturmaktadır. ‘Arap atı’ tanımı ise, büyük ölçüde coğrafi köken referansından kaynaklanmaktadır. Aslında bu atlar Türk Atıdır. Modern yarışçılığın gelişimi de büyük ölçüde bu hatlar üzerinden şekillenmiştir.”</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
