Atlas Okyanusu’ndaki “soğuk leke” alarm veriyor: Sonuçları tüm dünyayı etkileyecek

İklim değişikliğiyle birlikte dünyanın pek çok bölgesi hızla ısınırken, Kuzey Atlantik Okyanusu’nun bir bölgesinde bilim insanlarını da şaşırtan tam tersi bir değişim yaşanıyor. “Atlantik soğuk lekesi” olarak adlandırılan bu bölge, Grönland ile İzlanda’nın güneyinde yer alıyor ve çevresindeki okyanusların aksine giderek soğuyor. Yıllardır bilim dünyasında tartışılan bu gizemli bölgenin neden oluştuğu konusunda bugüne kadar farklı teoriler ortaya atıldı. Kimi araştırmacılar bunun atmosferik etkiler ve deniz yüzeyindeki ısı kaybından kaynaklandığını savunurken, kimileri ise Atlantik Okyanusu’ndaki dev akıntı sisteminin zayıflamasının asıl sebep olduğunu öne sürdü. Bu hafta yayımlanan yeni bir araştırma, bu ikinci seçeneğin doğru cevap olma ihtimalini bir hayli kuvvetlendirdi. Daha da önemlisi araştırmacılar, bunun Dünya’nın iklim sistemi için ciddi sonuçlar doğurabilecek bir “kırılma noktasına” işaret edebileceğini söylüyor.

Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırma, Atlantik Meridyen Devridaim Dolaşımı (AMOC) olarak bilinen büyük okyanus akıntı sisteminin zayıfladığını gösteren yeni kanıtlar ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalarda bu konuda çoğunlukla iklim modelleri ve dolaylı veriler kullanılırken, bu yeni araştırmada doğrudan gözlemsel verilerden yararlanıldı. Araştırma ekibi; uydu ölçümleri, deniz sıcaklık kayıtları ve atmosfer gözlemleriyle oluşturulan yeni veri setini analiz ederek 1955’ten günümüze kadar uzanan uzun vadeli değişimleri inceledi.

AMOC, gezegenin iklim dengesinde kritik rol oynayan devasa bir okyanus dolaşım sistemi. Bu sistem, tropikal bölgelerdeki sıcak yüzey sularını kuzeye taşırken, soğuyan ve yoğunlaşan suları da yeniden güneye yönlendiriyor. Bu nedenle AMOC genellikle dev bir “okyanus taşıma bandı” olarak tarif ediliyor. Özellikle Avrupa’nın görece ılıman ikliminde bu sistemin büyük payı olduğu düşünülüyor. Yeni araştırmaya göre Atlantik’teki soğuk leke, tam da AMOC’nin taşıdığı sıcak suyu atmosfere bıraktığı bölgede yer alıyor. Eğer bu sistem zayıflarsa, kuzeye taşınan sıcak su miktarı azalıyor ve bölge beklenenin aksine daha soğuk hâle geliyor. Araştırmacılar da tam olarak bunun yaşandığını düşünüyor. Yapılan analizler, soğuk lekenin yalnızca yüzeyde görülen geçici bir sıcaklık anomalisi olmadığını, okyanusun daha derin katmanlarına kadar uzanan geniş çaplı bir soğuma olduğunu ortaya koyuyor.

AMOC’taki Değişim, Avrupa’da Daha Sert Kışlara Yol Açabilir

Araştırmada dikkat çeken bir diğer nokta ise AMOC’un olası bir kırılma noktasına yaklaşmış olabileceği ihtimali. Bilim insanları uzun süredir bu sistemin belirli bir eşiğin altına düşmesi hâlinde tamamen çökebileceğini söylüyor. Böyle bir senaryonun ise yalnızca Atlantik bölgesini değil, küresel iklim sistemini de ciddi şekilde etkileyebileceği belirtiliyor. Çünkü AMOC; sıcaklık dağılımı, yağış düzenleri, deniz seviyeleri ve ekosistemler üzerinde doğrudan etkili.

İklim modellerine göre AMOC’nin ciddi şekilde zayıflaması; Avrupa’da daha sert kışlara, tropikal bölgelerde yağış düzenlerinin değişmesine ve bazı bölgelerde deniz seviyesinin daha hızlı yükselmesine yol açabilir. Ayrıca Amazon yağmur ormanları ve Kuzey Atlantik’teki deniz ekosistemleri gibi hassas sistemlerin de bundan olumsuz etkilenebileceği düşünülüyor.

Araştırmacılar, Dünya’nın bu kritik eşikten ne kadar uzakta olduğunun hâlâ net şekilde bilinmediğini vurguluyor. Ancak günümüzde kullanılan CMIP6 iklim simülasyonlarının önemli bir kısmı, mevcut küresel ısınma eğiliminin sürmesi hâlinde bu yüzyılın ortalarında AMOC’un kritik eşiğe ulaşabileceğine işaret ediyor. Bu yüzden araştırma ekibi, hükümetlerin ve politika yapıcıların bu ihtimali artık teorik bir senaryo olarak değil, ciddi bir risk faktörü olarak değerlendirmesi gerektiğini söylüyor.

Author: Admin