
En son 2008-2009 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde yer almıştı Fenerbahçe… MTK Budapeşte (5-0/2-0) ve Partizan’ı (2-1/2-2) eleyerek gruplara kalmışlardı. Partizan deplasmanında ilk yarı 2-0 geriye düşen Luis Aragones’in ekibi, sihirbaz Alex’in penaltısıyla farkı bire indirirken, ikinci devre Güiza ile tura uzanıyordu…
Aradan çok yıllar geçti fakat hiçbir yönetim kurulu, hiçbir teknik direktör ve büyük harcamalar yapılarak kurulan hiçbir kadro Şampiyonlar Ligi hasretini bitiremedi. Özellikle play-off turları çok canımızı yaktı. Son olarak geçen sezon Benfica, Devler Ligi biletini adeta elimizden kapmıştı.
Evet bir kez daha son virajdayız. Bu virajı da dönersek, 17 yıllık dev hasreti bitirerek Şampiyonlar Ligi’ne adımızı yazdıracağız.
Gornik Zabrze, Fenerbahçe’nin ayarında değildi. Sturm Graz engeli de kolay geçildi. Sırada Gornik ve Graz’a göre çok farklı bir seviyenin ekibi olan Lyon var…
Malumunuz 500 milyon euroyu aşan borçları yüzünden geçen yaz çok ciddi bir kriz yaşamışlardı. Önce Ligue 2’ye düşürülmüş olsalar da kısa süre sonra Ligue 1’de kalmalarına karar verilmişti.
Lyon tüm yönleriyle dişli bir rakip. Savunma hatları deneyimli ve kaliteli. Defans hattının önünde Tyler Morton (23) ve Tanner Tessmann (24) yer alıyor. İngiliz orta saha Morton, Sparta Prag’la oynadıkları maçların en etkili isimlerinden biriydi. Rövanşta harika bir gol attı. Çok şutör ve tehlikeli bir oyuncu. ABD’li ön libero Tanner Tessmann önemli bir bağlantı oyuncusu. Bu ikilinin önünde kaptan Corentin Tolisso var. Duran topları sürekli o kullanıyor. 32 yaşındaki deneyimli oyuncu ara pasları seviyor, takımın liderlik görevini de üstleniyor.
Lyon’un kanatlarında çok önemli iki oyuncu var; Malick Fofana ve Ernest Nuamah… Fofana 21, Nuamah 22 yaşında. Her ikisi de son derece hızlı ve çabuk oyuncular. Tolisso ve Morton’un paslarıyla sık sık savunma arkası koşuları yapıyorlar. Bu ikiliye her iki maçta da çok dikkat etmek gerekecek. Semedo ve Brown, önlerindeki kanat oyuncuları tarafından sürekli desteklenmeli. Kerem ve Greenwood kendi beklerine ne kadar çok yardım ederlerse, Fofana ve Nuamah’ın etkinliği o kadar azalacaktır.
Juventus’tan kiraladıkları Luis Openda eski günlerini aratmaya devam ediyor. Sparta Prag maçlarında 180 dakika sahadaydı ama golle buluşamadı. Henüz ritmini bulmuş değil. Dağınık, enerjisi düşük ve son vuruşlarda problem yaşıyor. Openda’nın bu hali bize önemli bir avantaj sağlayabilir.
Fenerbahçe’ye gelirsek…
Yeni transfer Nathan Ake sezona harika başladı. Özellikle Sturm Graz deplasmanında muazzamdı. Ciğersiz adam Ngolo Kante’nin 11’e dönüşü orta sahadaki enerjiyi yükseltti. Kante, Sturm Graz ile oynanan iki maçın da gizli kahramanıydı. Rakibe hiç geçiş şansı vermedi. Nerede sorun varsa oraya yetişti ve işini yine çok iyi yaptı.
Mason Greenwood ilk maçta attığı nefis golle kalitesini gözler önüne sererken, rövanşta durgundu. Biraz daha zamana ihtiyacı var ama Lyon maçlarında ona çok ihtiyacımız olacak. Dilerim her iki maçta da çok daha iyi performanslar ortaya koyabilir.
Dört maçta 4 gol atan Talisca zaten dört dörtlük! Güçlü, istekli ve kaliteli, aynen devam etmeli.
Kerem Aktürkoğlu ve Marco Asensio ise şu an için aksayan parçalar olarak dikkat çekiyor. Her ikisinin de oynadıkça form tutacaklarını düşünüyorum. Lyon maçlarında hem Kerem’in hem de Marco’nun daha iyi işler yapacağına inanıyorum. Her ikisi de formanın hakkını vermeyen çalışan oyuncular. En çok bu özelliklerine güveniyorum. Bu arada İsmail Kartal hocanın Lyon eşleşmesinde Marco yerine İsmail Yüksek’e 11’de forma vermesi de sürpriz olmaz.
Fenerbahçe; yüksek motivasyon, yüksek enerji ve Şampiyonlar Ligi hırsıyla mücadele ederse Lyon engelini de aşacaktır. Rakibi gözümüzde büyütüp asla enseyi karartmayalım. Tıpkı Gornik ve Graz maçlarında olduğu gibi Kadıköy’de tur kapısını aralayıp, rövanşta bu hasreti bitirelim.